Emmeli Gömmeli 1500

İşe bir geldim, kızın suratı bombok… Brezilya’dan sevgilisi gelmişti, daha birbirlerine doyamadan kız idrar yolları enfeksiyonuna kapıldı. İlk önce sebep bu sandım… Değilmiş…

- N’oldu?
- Karl Göran denen herifi aradım. Ödemeyi ne zaman yapacağını sordum. Bir dövmediği kaldı telefonda…
- Vay a.q çocuğu… Ver bakiim şunun kartını…

Herif bize borç taktı, ödemiyor… Bugün, yarın, haftaya… Hayır büyük para da değil. Üç kuruş için insanların böyle çiğ davranmasını anlayamıyorum. Takarsın onbinlerce kronu, kerizlersin bizi, saygı duyarım, yaptığın birşeye değer. Küçük para bu… Ödemeyecek biliyorum. Efendi karakafa takıldığımız için mi oluyor bunlar? Favorileri ince bırakıp, tişörtün yakasını kaldırsak, Mercedes e binsek olmaz belki bunlar. Sırp veya Arnavut olsam da yapamaz pezevenk…

Hayatta en can sıkıcı durumlarda bile espri anlayışını elden bırakmamak gerekiyor….

Kartı aldım önüme… Puşt… İsmini de taşşaklı yazmış, kart da taşşaklı. Asil bir aileden geldiği intibaı vermek için olsa gerek. Karl Göran Ciederschöld… Soyadında C harfinden sonra gereksiz bir i koymuş. Züppelikten başka birşey değil.

Espresso yaptım, yanına da badem likörü aldım birazcık. Vurdum serçe parmağımla iMac ımın klavyesine rastgele. Hsss diye yılan gibi bir ses verdi.

Bir duvar ilanı yapacağım… Altında telefon numaraları koparılabilir şekilde asılı olacak… Yazıyı düşünüyorum…

Lüks Orospu Eva - Yaz indirimi - Emmeli Gömmeli 1500” gibi birşey olmalı. Fiyat ne düşük ne de yüksek görünmeli. 1500 kron iyi mi?… Bir de fotoğraf bulmalı. Kendi özel albümüm olmaz. Ayıp etmiş olurum, bir centilmene yakışmaz… Bu ilan hafta sonu Stockholm barlarının erkek tuvaletlerinde asılı olacak. Kızları zor duruma sokmayalım. Dur bulurum, uydururum ben birşey…

Satış yazısı bu olsun. Altına detaylı enformasyon verirken şöyle diyebilirim. ”Anal extra ücrete tabi, üçlü yapmam, işettirmem”. Üçlüyle işettirmemeyi aldık, gagging ve kırbaç olayına da girmem diye yazarsak uzun olur. ”No Kinky” deyip geçelim kısaca…

Onun da altına iri harflerle ”rezervasyon için pezevengimi arayabilirsiniz. Telefon saatleri 15.00 - 07.00“. Neydi bizim Karl Göran Ciederschöld‘ün telefonu?

Pezevengin oğlu kimle dansettiğini anlayacak…Fena olmadı… Ne dersiniz?

Kadına, Kıza, Kumara Para Dökmek

İşin ortasında Serkan aradı, ”olm Fenerbahçe’ye MTK çıktı Macaristan’dan” diye… Maça gidelim diyor… Hiç düşünmeden atladım, ”ayarla biletleri, kesin geliyorum”.

Açıkcası Fenerbahçe beni milli takımdan daha çok heyecanlandırıyor. Belki de bu yüzden Avrupa Şampiyonası süresince fazla futbolla ilgili birşey yazmak gelmedi içimden. Ancak sarı lacivert işin rengini değiştiriyor. Bunu da çok sorguladım kendimce… Ne dindarım ne de milliyetçi. Fakat bir insan olarak bir yere ait olma duygusuna ihtiyaç var herhalde. Türk gazeteleri okunmuyor, Türk tv si seyredilecek gibi değil, zaten tv olayını tamamen bıraktım diyebilirim. Fenerbahçe biraz da Türkiye ile bağım, bu görevi de görüyor. Nesin olm sen? Fenerbahçeliyim… Olay bu yani…

Futbol gezilerini de bir gelenek haline dönüştürmeye başladık. İstiyorum ki dandirik ülkeler, ucubik şehir takımları çıksın. Avrupa’nın büyük şehirlerinde bir numara yok. Zaten hepsinde sağına dönsen kebapçı soluna baksan pizzacı. İnsanları bile tek tip olmuş artık. Ekzantrik hiçbirşey kalmadı Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde. Ama Macaristan ,Çek Cumhuriyeti, Litvanya, Polonya vs hala kendine özgü…

Bir de gece hayatına kendini verme olayı var bu gezilerde. Stockholm’de dışarı çıkmayı bıraktım artık. Bütün yerlerini ezberledik, sıkıcı geliyor. Çok değişik mekanlar bulmak da mümkün değil zaten. Bir laf vardır İsveçce’de… Lagom…Lagom, orta karar demek… Herşey orta karar olmalı. İsveçli’nin fetişidir lagom olmak. Çok akıllı olmayacaksın, çok aptal da… Ne zengin, ne de fakir olmalısın… Ne çok sinirli ne de çok uysal… Ne karşındakinin gözünün içine bakacaksın, ne de gözünü ondan kaçıracaksın…. İsveç ve İsveçli’yi tanımlayan daha iyi bir kelime yok bundan başka… Dolayısıyla bunların eğlence yerleri de lagom… Çok şatafatlı olmaz, ayıp kaçar… Mümkünse mekanlarda güzel kızların olması istenir (mekan sahipleri tarafından), bütün reklam, dizayn buna göre yapılır… Ama striptiz olamaz… Kumar oynayabilirsin her yerde. Ancak belli bir rakamın üzerine çıktığında seni bir odaya alırlar, eline kumar illetinden nasıl kurtulursun diye bir kitapçık verip, nasihat çekerler. Fotoğraflı kaydını aldıkları için, baktılar ipin ucunu kaçırıyorsun bütün ülkede kumarhanelere girmeni yasaklarlar…

Sıkıldım bu tarz yerlerden… Yurt dışındakiler daha taşşaklı… Herşey var oralarda. Kocaman mekanlarda eskort kızlarından, striptize, kumardan, üniversite öğrencilerinin dans ettiği dans pistlerine kadar herşey… Hepsi bir arada belli bir harmoni içinde… Kimse kimseyi rahatsız etmeden…

Özellikle eski doğu bloku ülkeleri bu işi çok iyi yapıyor artık. Yeni türeyen para babalarına hizmet eden inanılmaz güzel mekanlar… Bizim gibi parasını batı Avrupa’da kazananlar içinse fiyatlar çok egzotik kaçıyor tabii… Ucuz da demeyeyim ama… Bu tarz yerlere Paris’de Londra’da gitsen kanırtırlar. Buralarda öyle değil. O yüzden de Macaristan çıkınca Fener’e içimdeki hayvan kıpırdadı…


Voodoo Lounge Casino - Riga - Letonya

Kumarla işim olmaz… Bizim Serkan sıkı oynuyor ama… Riga’da Ukrayna halk dansları gösterisine gittik. Bu devre arasına sıkıldı. ”Abi sen çıkınca Voodoo Lounge’un kumarhanesinde bulursun beni” diyerekten ayrıldı. 45 dakikalık ikinci yarıyı seyredip oradan yürüyerek kumarhaneye geldiğimde 1000 doları yakmıştı çoktan… Ben ise en son Estonya’ya giden bir gemide kollu makinelere para attım. 3 siki yanyana getirince para veren makineler… Şakır şakır indirmiştim jetonları o gün. Yolculuk bedavaya gelmişti… Yoksa hiçbir merakım yok kumara…

Klasik olacak ama ben daha çok doğal güzellikleri ile ilgileniyorum gittiğim ülkenin. Fakat vakit kısa olduğu için genelde öyle Turist Ömer gibi takılmaktansa profesyonel çalışmak tercihim. Google da sıkı bir araştırma yaparım. Ne gibi eğlence yerleri var? Eskort hizmetleri? Fiyatlar? Yemek yenilecek yerler? Müzeyle işim olmaz, daha önce bir yerde de yazdım, çok uykum geliyor müzelerde falan. Louvre’da sanki üzerime 2 ton yük çöktü… Kalakaldım…

Gece hayatına gark olduğun zaman parayı düşünmeyeceksin artık. O safha seyahati planlamadan önce… Ne diyorlar? Yiyemeyeceğin tarrağın altına baştan yatma.!!! Düşünmem o yüzden… Baştan bütçeyi yaptık, yetiyorsa para jakuzi, şampanya, kızlar hepsi olacak… Bu gibi seyahatlarde kalabalıksak işin aganigi kısmının organizasyonunu alırım üzerime… 5 kişi Tallinn’e gittiğimizde otele check-in yapar yapmaz lobiye indim. Güvenlik görevlisini bulup önüne 2 tane dosya kağıdı dolusu telefon numarası ve resim bıraktım. ”Ara bunları, 3 saat daha odamızdayız”. Biliyorum benim gibi centilmen birine yakışmıyor belki… Fakat durum neyse o… Bazen hayvanca ve adice davranmak hoşuma gidiyor… Modern toplumun ve kapitalizmin kurbanıyım desem feminist okurları bir nebze yatıştırabilir miyim acaba? İsterseniz eskort kızlar ve fuhuş üzerine detaylı görüşlerimi başka bir postada yazayım. Linç edilmeden önce… Sonra o tartışmaya gireriz…

Rocket Club
Uppladdat av IkselFilms

Hovardalığı buralarda yapıp eve dönünce işe güce daha iyi konsantre oluyor insan. Karıya kıza kafa yormaya gerek yok Stockholm’de. Zaten bir koltukta birkaç karpuz taşımaya çalışan biri olduğum için böyle bir konsantrasyona da ihtiyacım var evde. Uslu durmak lazım bir sonraki seyahate kadar. Muhtemel rakipler arasında var mı bilmiyorum ama şampiyonlar ligi grubuna bir de İzlanda Rejkjavik den bir takım çıksa diyorum… Rejkjavik’in gece hayatını öve öve bitiremiyorlar…

Riga Seyahatnamesi Bölüm II

Aralıklı yazıyorum bu seyahatnameyi. Sebebi herşeyi bir anda uzunca yazıp sizi sıkmamak. Bir de çok organize bir insan değilim. Olaylar ve akışları aklıma karışık karışık geliyor. O yüzden kafama göre yazıyorum. Yani şu bölümde yemek yenilebilcek yerler, bir sonraki bölümde gece kulüpleri, diğer bölümde eskortlar falan diye ayırmadım.

Letonya’nın para birimi Lat. Çok da değerli bir para birimi. Emin değilim ama ingiliz pounduna eş değerde gibi birşey. 1 lat yaklaşık 2,5 - 3 ytl falan yapıyor.  Bayağı bozuk parayla işi oluyor insanın 5 santim, 25 santim 0,50 lat gibi bozuklukları falan var. Bakkalda çakkalda ödeme yaparken garip değil ama otel odana getirdiğin eskort kıza parasını bozukluklarla öderken utanıyor insan. Avucunu açıp sayıyorsun şıngırdatarak. İhtiyarlar gibi gözünü kısarak bakıyorsun üzerindeki rakamı okumak için  bu bozukluklara bir de. O kadar küçükler ki…

Bir kafede oturup espresso veya capuccino içmek ve yanında cheesecake veya muzlu krep yemek en büyük gastronomik zevklerim arasında. Baltık ülkeleri bu kafe olayını çok iyi kotarmışlar. Belli bir kafe kültürü olan İskandinavya ülkelerinin kafelerinin bile eline veriyorlar her konuda. Dizayn, çeşitlilik, menüleri bile menüden çok moda dergilerini andırıyor. 6 santilitrelik en baba votka kokteyline 6 ytl ödüyorun. Kafe deyince en büyük zincir Double Coffee denilen şirket.

Geleneksel baltık mutfağı bize gelmez pek. Domuz, patates, lahana vesaire…Ancak İtalyan, japon, fransız mutfağına ait bir sürü baba gibi restoran var.. Yemeğe çok para harcamayayım, birası var,taksisi var, karı-kızı var diyorsan Cili Pica ve Pizza Jazz adlı pizza restoranlarına takılabilirsin. Bir büyük pizza ve bir bira için 12-15 Ytl ödersin. İki Tane Türk restoranı var. Birbirleriyle kavgalılar, birbirlerinin arkalarından atıp tutuyorlar.

Büyük bir kumarhanesi var. Voodoo Lounge denen gece kulübünün hemen yanında. Casino Olympic adı. Çıkartamadık bizim Serkan’ı oradan. Bira bedava, hemen dibinde güzel bir japon restoranı da var. Acıktıkca orda yedik, susadıkca bedava bira içtik. Ben oynamadım, kumarla aram yok. Oturdum büyük tv ekranlarından İngiliz ligi seyrettim.

Yapılması gereken bir diğer aktivite de akvaparks denilen yere gitmek. Büyük bir su eğlence merkezi. Jakuzi, sauna, kaydırak, havuz, binbir türlü zımbırtı var.

Aktivitelerin en güzeli ise havuzun içine oturtulmuş kocaman bir barda gerçekleşiyor. Vucudunun yarısı suyun içindeyken bu bardan ısmarladığın kokteylleri arka arkaya deviriyorsun. İçki ve yemek ucuz içeride. Fakat ucuz olduğu için tüketimin  haddini kaçırıyorsun. içerisinde 6-7 saat kaldığımız ve çocuklar gibi eğlendiğimiz bu yere  herşey dahil 120 ytl gibi bir para ödedik adam başı.

Gördüğünüz gibi müze bilmemne anlatmıyorum size. Gitmem çünkü, uykum geliyor müzelerde. Louvre müzesinde bir köşeye kıvrılıp uyumak istedim, öyle bir ağırlık çökmüştü üzerime. O son oldu…illa müze de müze diye tutturuyorsan Sovyet işgalini anlatan bir müze var. Git bak, bilmiyorum nerede.

İkinci bölümde böyle işte. En son olan üçüncü bölümde eskort ve erotik masaj olaylarının detaylarına girip tavsiyelerde bulunacağım.

Technorati Tags: , , , , , ,

Powered by ScribeFire.

Riga Seyahatnamesi Bölüm I

Bu herhalde dördüncü veya beşinci gidişimdi Riga’ya. Bir sefer daha olmaz, onun garanti edebilirim. Hayır b.ktan bir yer olduğundan değil. Aksine sevimli bir kent bence. Şahane gece klüpleri var. Süper kalite kafelerde inanılmaz fiyatlara envai çeşit kahve ve yanında lüpletebileceğiniz şeyler var. Kızlar tabii ki nefis. Bunların çirkinleri apartmanların mahzenlerinde zincire vurulmuş bir şekilde toplumdan tecrit mi ediliyor sorusu insanın aklına geliyor. 

Herşeyden önce her zaman kaldığım otelden farklı bir otelde kaldım bu sefer. Otel deyip geçmeyin çok önemli. Aman diyeyim ”param nasıl olsa çok” deyip 4-5 yıldızlı otelleri seçmeyin. Yabancı sermayenin sahip olduğu bu oteller - mesela Hotel reva Latvia gibi - odaya kız çıkartma konusunda diğerlerine göre daha hassas davranabiliyorlar. İki veya üç yıldızlı oteller, odanıza misafir getirme opsiyonunu kullanacaksanız daha uygun.

Biz bu sefer Hotel Hansa’da kaldık. Kahvaltı dahil geceliği 50 Euro civarı bir para ödedik. Şehir g.t kadar olduğu için her yere yürüyerek gidebiliyorsun. Taksi ucuz geldi bana. Hava alanından otele kadar 15 euro gibi birşey ödedik.

Tavsiyem olsun kaldığınız oteldeki güvenlik görevlileri ile ahbaplık kurun. Hediye olarak lokum değil ama bir şişe içki her zaman işe yarar. Yararını görürsünüz. Bir kere bu adamların elinde inanılmaz derecede çok sayıda telefon numarası var. Müdavimi olduğum Hotel Tia’daki görevli Andris bana her zaman büyük yardımı dokunmuştur. Bir kere daha check in yapar yapmaz siparişimizi verirdik.

Sistem şöyle işliyor kısaca:
Güvenlik görevlisi elinde hazır bulunan numaralardan siparişini geçiyor. 30 dakika içinde kızlar taksiyle otele geliyor. Tak tak kapın çalar, açar bakarsın. Arada bir kıvılcım oluşursa tamam işareti yaparsın kızın patronuna. Yok beğenmediysen başınla ı-ıhh yapsan yeter. o zaman birşey ödemene gerek yok. Hatun iceri girer girmez taksimetre işlemeye başlar. Saati 50 ytl idi Şenol Güneş’in kadrosu şampiyonaya katılamadığı zaman. Şimdi ipin ucunu kaçırmışlar artık 100 euro saati. O da bir kere patlatabiliyorsun silahı, eskiden istediğin kadar sıkıyordun kurşunu.



Kapıya böylesi gelirse çevirmiyorum

Bu sefer işler o kadar kolay olmadı. Andris olmayınca, ekmeğimizi taştan çıkarmak zorunda kaldık. Gerçi internetten hazırlığımı yapmıştım. Ladylux ve İntimservis gibi sitelerden hatunların telefon numaralarına ulaşmak mümkün. 10 numaradan 2 veya 3 ünden birşeyler çıkarabilirsin. Çok etkili değil ama hiç yoktan iyidir.

Kafadar bir taksi şoföründen bir tüyo daha almıştık. Bize Giraff ve Princess diye iki tane dergiden bahsetti. Bunların arka sayfasında bir sürü ilan ve telefon numarası vardır dedi. Gittik aldık, dediği doğru ama hatunlar salaştı bayaa…

Süper gece klüpleri var Riga’da. En babaları bence Voodoo Club ve Larocca. Yerel bir hatunla tanışıp ”gece nereye gitmek lazım?” diye sormayın. Size büyük bir ihtimalle son zamanlarda açılan ve Riga’nın züppelerinin gittiği klüpleri önereceklerdir. Genelde buralara ne oldum delisi wannabies gider. Oysaki benim bahsettiğim diğer klüplerde striptiz ve kumar gırla giderken bu yeni açılan yerlerde pahalıya içki içip otele eliniz boş gidersiniz.

Süper yer…Ne gacılar var…

Bu Larocca’ya ilk gittiğimde kalabalık bir gruptuk. Biraz erken bir saatte gitmişiz mekana. Personel sayısı müşteriden fazlaydı. Ama ne personel arkadaş. Şöyle tasvir edeyim; Personelin tamamı neredeyse kız. Hepsinde topuklu ayakkabı var. Ama öyle böyle topuklu değil. Hani porno filmlerdeki topukluklar var ya…Elbiseleri ise latexden hemşire elbisesi!!!. Dağıldık hepimiz tabii. Hani köyden indim şehire gibi bir manzara oldu açıkcası.

Mekanda bira 4-5 YTL civarında. Giriş parası vermedik. İçerde 3 ayrı değişik dans pisti var her birinde değişik müzik çalıyor. En piyasa bölüm ”Rus Diskosu” diye adlandırılan bölüm. ilk defa maça geldiğimizde buradan amatör hatun çıkatmıştım. Taksiye atlayıp doğru otele basmıştık. Orada iki posta gittikten sonra yine taksiye atlayıp Larocca’ya dönmüştüm.

Arkadaşlar bu gecelik bu kadar. Ne diyor gavur? ”To be continued”

İşin doğrusu hafta içi DVD kiralamıştım. Death Proof ve Planet Terror. Yarın geri bırakmam lazım. Oturup seyredicem ikisini de. Yarın tekrar buluşmak üzere.

Technorati Tags: , , ,

Powered by ScribeFire.

Riga`ya gidiyoruz

Bizim elemanlardan Serkan at yarışından biraz para kazanmış. Duyar duymaz ”Olm bana hemen bi Riga ısmarlıyosun” demiştim. Sağolsun kırmamış, almış biletleri. Gerçi atla deve değil, ucuz uçak şirketleri çıkalı sudan ucuz oldu seyahatler. Asıl koyan hava meydanı vergileri. Onları da toplayınca adam başı 50 dolardan fazla tutmadı. Bilmeyen varsa belirteyim, Riga Letonya’nın başşehri.

Neyse bugün gidiyoruz işte. Pazara döneceğiz, Türkiye Fortis kupası sebebiyle. Bu benim ilk gidişim değil. İlk defa Dünya kupası elemelerindeki karşılaşmanın birinci ayağına gitmiştik. Gerçi ondan 2 sene önce Litvanya’dan trenle Riga’ya oradanda Estonya - Talinn’e geçmiştim. Ama vaktim olmamıştı gece hayatına girmeye. Maç için gittiğimizde ise ortalığın tozunu attırmıştık. Gece klüpleri, kafeleri ve eskort kızlar aklımda kalanlar. Bir de Verpakovski’nin golünden sonra Letonya takım oyuncularının, karaya vuran yunuslar gibi sevinmeleri olmuştu.

Döndüğüm zaman ayrıntılı yazacağım seyahati. Bildiğim yer olmasına rağmen yine de internette bir baktım şöyle escort hizmetleri ne alemde diye. Sizlere biraz örnek sunayım dedim, ne oldu ne bitti daha sonra anlatacağım. Yalnız o lanet günü bir hatırlayalım diyorum. Şenol Güneş sağolsun böyle bir hatıramız da var.

Technorati Tags: , , , ,

Moskova Eskort Rehberi

Arkadaşım Boris mail göndermiş, subject kısmında ”hizmet budur” diye yazıyor. Gerçekten iyi ve faydalı bir hizmet olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. İntimcity adlı sitede bir Moskova haritası var. Onun üzerinde istediğiniz bölgeye tıklıyorsunuz. Açılan pencerede tıkladığınız bölgedeki çalışan hatunların listesi geliyor. Fiziksel özellikler, fiyat ve muamele listesi geliyor önünüze. Masaj, striptiz gibi ıvır zıvır çeyler için 50 $ a alternatifler varken herşey dahiller 100 $ dan başlıyor. Elçiye zeval olmaz bab’ında sizleri uyarayım dedim.

Tags: , , ,