M.E.B. Müfredat Programı ve Stajyer Öğretmen Fantazisi

Her zeki ve yetenekli insan gibi benim okul yıllarım da çok boktan geçti. Tabii ilkokul 1. sınıf ve lise sonu saymazsam. İlkinde saf bir çocuk olduğum için, ikincisinde ise kaşarlı bir öğrenci olup, sofistike kopya çekme yöntemleri geliştirdiğim için başarılı olmuştum. Lise sonda bu kopye işinde o kadar başarılı olmuştum ki teşekkürü 3 puanla mı ne kaçırmıştım. İlginç bir olay bu teşekkür, teşekküre layık görülme. Yani diyorlar ki ”bizim ezberci, zorlamacı, olayları ve sonuçlarını sorgulamaya izin vermeyen, otoriteye kayıtsız şartsız itaati öngüren Türk eğitim sistemine gösterdiğin takdire şayan uyum sebebiyle sana teşekkürü layık görüyoruz”. Cevap ”alın g.tünüze geri sokun” olmalı, ama o yaşlarda bu lafı diyecek taşşak olmuyor insanda.

Bunlar daha çerez esasında. Asıl travmayı bize yaşatan olaylar var daha… Mesela Baran soyadlı bir matematikçi vardı bizde. Dersde konuşanları tahtaya çağırır kafalarını tokuştururdu, ya da senin kulaklarını büzerdi. Ne diyebilirim ki onun için? Yaşıyorsa sürünsün, öldüyse mezarında s.ksinler.

Ya pazartesi sabahları yapılan saç kontrolü?… Müdür yardımcısı parmaklarını senin saçının arasına tarak gibi yaparak daldırır. Eğer saçın onun dolma parmaklarının boyunu geçiyorsa önce okkalı bir tokat yersin, sonra da eve gönderirler. Sanki cezaymış gibi. Bana bıraksalar hiç gelmiycemki zaten. Şeytan görsün suratınızı, köpek işesin okulunuza!!!

Stajyerler olmasa 31 malzemesi bile çıkmıyor okuldan

Üniversiteye başladıktan sonra bile iki yıl boyunca kabuslar gördüm. Bir de arkadaşım var Eren diye… O bizler gibi devlet lisesinde değil kolejde okumuştu. Ama aynı kabusları o da görüyordu. Birbirimize anlatıp gülüşürdük.

”Evet 2246 Fenasi… Dosyalarımızda bir yanlışlık olmuş. Üç dersi okumamış görünüyorsun. Tekrar liseye dönüp bunları okuyacaksın…”

Eeee ‘mına q. Saç uzatmaya başlayıp kot pantalon giyiyorduk ne güzel. Nasıl dönerim ben geri? Lacivert ceket, gri pantalon, imam hatipli saç traşı?…

Herkes bu travmayı yaşamış mıdır? Kesinlikle hayır… Başarılı öğrenciler vardı, ”örtmenim, örtmenim” diye şakıyıp sürekli parmak kaldıranlar… Bunlar büyük bir ihtimalle daha sonra iyi üniversitelere de girdiler, adam oldular. Hakimler, savcılar, politikacı ve devlet adamları bunlardan çıkar muhakkak. Kolay mı abi hukuk fakültesine girmek? Mülkiyeli olmak?

Aramızdaki fark bu işte. Kötü öğrenci olup iyi mevkilere gelme şansını kaçıran biz kerizler, bilgisayarlarımızın başında çok önemli bir bok yaptığımızı zannederek blog falan yazıp, ”aman düşünce özgürlüğü olsun, siteler bloke edilmesin, youtube kapatılmasın” derken, diğer başarılı insan grubu, yani Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredat programını başarıyla yiyip yutmuş bu diğerleri, YouTube u açan kapatan şalterin başında oturuyorlar.

Bilmemne 798. asli mahkemesinin kararına göre kapatıldı diyor…Hakim var, savcı var işin içinde. Bizim asla olmayacağımız rütbeler, meslekler. Bu yüzden sormazlar bana ”kardeş sen şu ünlü 5posta’nın yazarısın. Ne diyorsun kapatalım mı şu youTube u?”. Oysa gönüllerini hoş etmesini biz de biliriz dövlet böyyükhlerimizin. Derim ben de ”açık bırakmayın tabii, ceyeran yapıyo. Kapatın gitsin amına koduumun sitesini”. Ama dedim ya bize gelmez sıra, hakimler savcılar varken…

Mesela Volkan istediği kadar ”ben SEO cuyum” desin. Ne lan SEO culuk? Kız bile vermezler adama. Oysaki olsaydı bir hakim veya savcı… Yaptırırdı çukulatayı çalardı kapıyı.

-Oğlumuz ne iş yaparlar?
-Adalet bakanlığı’nda YouTube kapama dairesinde çalışıyor.
-Maaşallah, maaşallah…Yoğun mu işler?
-Fena değil. Otomatiğe bağladık, yorulmuyoruz. Çok seviliyorum bakanlıkta…İlerde blogları ve ekşi sözlüğü’de bizim daireye verecekler…
-Bu millet sizlerin hakkını ödeyemez, aferin. Neyse hayırlısı neyse o olsun diyelim.

Yazının başlığında da geçiyor, araya sıkıştırmadan edemeyeceğim şu stajyer öğretmen olayını. Bunların çoğu dişi olurlar. Gururu kırılmış, aşşağılanmış, kendine güveni sıfıra indirilmiş erkek öğrenciler ise bu stajyerlere ne kadar hasta olsalar da platonikten öteye gidemezler. Öğrenci hem abaza, hem ezilmiş, hem de otoriteye karşı nefret dolu. Stajyer öğretmen ise otoriteyi bir nevi temsil ediyor. Daha o kadar pislenmemiş ve zehirlenmemiş sistemle ama, yine de… Ben stajyer öğretmen olsam aklımdan geçer. ”Ulan dersten sonra şunların hepsine birden versem”. Ne zaman ki 6 edebiyat A Gangbang dan topluca disipline gider, o zaman bu ülke kendi kısır döngüsünü kırar.

Başarılı öğrenciler hayatta mükafatı aldılar. En sevdiği dersler boş geçen dersler olanlar ise babayı aldı. Okuyup adam olmak böyle önemli işte. Bundan benim adam olmadığımı falan çıkarmayın sakın. Ben hayatımdan memnunum. Önemli mevkilere gelemeyerek benden sonra gelecek nesillere büyük kazık atmış olabilirim. Ama çok idealist bir insan olmadım hiç. Basit bir insanım ve biraz da bencilim. Jakuzi, şampanya ve kızlar bana yetiyor.