Jun 15th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fotoğraf sanatı, Genel Kültür, Video | 29 Comments
Vücudun herhangi başka bir uzvu hiç bu kadar meşgul etmedi insanların kafasını. Modalar bile gelip geçiciydi. Uzun saç, kısa saç, kıllı göğüs (Tom Selleck), traşlı göğüs (Brad Pitt) vesaire. Fakat konu alete gelince moda hep aynı kaldı. Malın büyüklüğü hep önemli… Kadınlar ve erkekler boyunu, işlevini tartışadursun, değişmeyen bir gerçek ise büyük aletlerin insanlarda uyandırdığı hayranlık duygusu. Altında binbir çeşit psikolojik sebep aranır ve bulunur. Benim gireceğim bir konu değil bu… Benim burada haberini vermek istediğim olay sonunda tarrağın da kitabının yazıldığı…
The Big Penis Book Taschan yayınevi’nin bir kitabı. Taschan, bu ve buna yakın tarzlarda yaptığı yayınlarla benim favori yayınevim. Fotoğrafcılık olayına da düşkünlüğüm olduğu için olsa gerek. Taschan’ın yayınlarında fotoğraf ve fotoğrafcılık sanatı ögesinin sıkca kullanıldığını gözlemliyorum.
Bu kitapta 20 santimin üzerindeki ünlü malafatlar konu alınmış. Tabii ki Boogie Nights filmiyle halkımıza adını ezberlettiren John Holmes de bu kitabın konusu olmuş. Kitapta 400 kadar fotoğraf var. Aslında 20 santim ve üzeri dünya nüfusunun % 2 sinden daha azına bahşedilmiş. Bu denli nadide olması yüzünden değerli olmalı.

Üstad John Holmes & Co.
Alfred Kinsey 1948 yılında yazdığı kitabı Sexual Behavior in the Human Male de 3500 erkek arasında araştırma yapmış. Bu araştırmaya göre % 65 in çük boyu 13,5 ile 16 santim arasında değiştiği ortaya çıkıyor. Yalnız araştırmanın yapılış yöntemi şu; 3500 erkeğe doldurmaları üzere bir kart gönderiliyor. Herkes kendi aletini ölçüp uzunluğunu yazacak. Dolayısıyla denekler biraz bol keseden atıyor yazarken. Yıllar sonra araştırmacıların gözetiminde yapılan başka bir ölçüm, ortalamanın 2-3 santim düştüğünü ortaya koyuyor.

Kinsey’den başka bir de Dr.”Jacobus X” (Jacobus Sutor) adlı şahıs var. Bu eleman Fransız ordusunda 19. yy. da doktor olarak çalışıyor ve dünyanın heryerinde görev yapmış. İlgi alanında, gittiği her yerde elinde mezuro ile ölçü almak da var. Kitabı Untrodden Fields of Antropology de ölçümlerini insanlığın hizmetine sunmuş. Doktora göre ortalaması en baba olanlar Araplar… Kaldırınca 18, 19 cm yi rahat buluyormuş fellahlar… Fakat rekor ölçüme Senegal’de rastlanmış…. 30 santim… Boru gibi…

Cinayete Teşebbüsden İçeri Atarlar
Kitabın editörü Dian Hanson bakın çalışmasını nasıl prezente ediyor… Kitabı Amazon‘dan ısmarlayabilirsiniz. Sörtieiyt baks (bucks) fiyatı var.
Find more videos like this on RedTube
Mar 24th, 2008 | Genel Kültür, Hayattan Kesitler | 6 Comments
Gazetelerde çıkan bir haberde masaj öğrenimi gören kızların, stajlarında turistlere köpük masajı yapmaya zorlandığını okudum. Kızların en çok şikayetçi olduğu konu, turistlerin genelde çırılçıplak olmalarıymış.
Resmen çırılçıplak giriyorlardı Alman ve Ruslar. Hepsi öyleydi. Yani hiç normal giren yoktu, altında şortla göremezsin ki!!
diyor bir kızımız…

Hamama hiç normal giren yokmuş!!! Hamam, soyunma odaları, spor tesislerinin duşları falan…Bizim ülkemizde hepsinde bölmeler var, kimse kimseyi görmeden duşunu falan alabiliyor. Güzeli de bu zaten. Her ne kadar açık fikirliyiz desek de bütün futbol takımıyla beraber dal daşşak duş yapmak, gavurların arasında geçirdiğim bunca yıldan sonra bile çok garip gelebiliyor.
Tabii bu gavur için çok doğal bir davranış. Bunlar bütün mal ortadayken arkadaşıyla muhabbete başlar, traş olur vesaire vesaire. İnsanın ister istemez gözüne ilişiyor… Kimininki sağa bakıyor, kimininki sola, bazısı muz gibi eğri, kimininki fındık gibi, kimininki atınkini aratmıyor. Ama bana ne kardeşim, görmek zorunda mıyım? Bir kere erkek cinsel organı estetik bir organ değil. Bir de sizleri temin ederim çükün sünnetsiz olanı çokçirkin…Bizdeki hiç değilse kabuksuz, daha derli toplu gözüküyor.
Yine de herflerin kendi ülkesi, ”örtün lan!!! Aile var skerim belanı” diyemezsin. Hadi bu erkekler arasında böyle diyelim, bazen aile ve komşu muhabbetleri de böyle çırılçıplak oluyor. Mesela Finlandiya da çok kuvvetli bir bastu (bizdeki hamam) kültürü var. Bir de bunlar böyle doğa içinde villallarda falan yaşamayı seviyorlar. Yandaki villadan misafirliğe gelindiği zaman bastu yakılır, biralar açılır, vodkalar küçük bardaklara doldurulur. Hep beraber soyunulup girilir bastuya. Ev sahibi Selami bey, komşu Niyazi amcanın karısı Hayrinüssa hanımın karşısına oturur. İçkiler içilir, muhabbetler edilir…Bu kültürün içinde olan bir şey, illaki gruba dönecek herkes birbirine yumulacak diye birşey sözkonusu değil.
Bir arkadaşım var, Finlandiyalı bir sevgilisi vardı. Kızın ailesinin evine davetli olarak gittiklerinde bastuya girdiklerini ve bastuda müstakbel kayınvalidesini nerdeyse dizlerine değen memeleriyle falan gördüğünü anlatmıştı. Garip birşey olmalı.
Çıplaklık ve sekse bakış açısı hepimizin bildiği gibi ecnebilerde daha esnek. Din, toplum yapısı vesaire ne derseniz deyin. Altalta koyup topladığınızda onların bu rahatlıklarına gıpta ederek bakmalıyız bence. Hadi yukarıda verdiğim ailece bastu örneğini geçelim. Cidden de bana bile uymadı bu…Ancak diğer konularda bizim gidecek binlerce fersah yolumuz var daha.
Feb 20th, 2008 | Müzik, Video | 5 Comments
Hafta sonu bir rock bara takıldık arkadaşlarla. Bir ara herkesin kafasını duvardaki Tv ye çevirdiğini farkettim. Neymiş lan bu diye ben de bakayım dedim. Ortamda herkes kahkadan yarıldı, gülmekten karnımız ağrıdı. Özellikle de kızlar çok eğlendi bu klipte.Fakat Trt falan hayatta yayınlamaz bu klibi. Bu klibe bakalım siz ne diyeceksiniz. İlk başta sıkılırsanız bile hepsini izleyin, ortalara ve sonlara doğru daha komik oluyor…
Technorati Tags: rock dünyası, queens of the stone age, trt, edepsiz klip