Jun 29th, 2008 | Ivır Zıvır | 3 Comments
Dün bir İsveç gazetesinde okudum, ancak Türkiye koşullarında da geçerli olacağını düşünüyorum. Çocuklar ebeveynlerinin (özellikle babalarının) internette erotik içerikli sitelere girmesinden, genç kızlarla chat yapmasından büyük zarar görüyormuş… Seks ve pornografi olunca erkeğin işi cidden de zor. Her koşulda kabak başına patlıyor bir şekilde… İsveç gazetesindeki yazı çocukları koruma derneğinin yaptığı bir araştırma üzerine yazılmış. Bakın bu derneğe gelen telefon ve maillerden birkaç örnek vereyim…
15 yaşındaki erkek çocuğu mail atmış
”Babamın annemi aldattığını zannediyorum. Msn de yaptığı görüşmelerin kaydını okudum. Merak ediyordum… Ve gördüm ki genç kızlarla konuşuyor. Çok iğrenç. Çünkü babam 53 yaşında. Seks hakkında konuşuyorlar, buluşup neler yapacaklarını konuşuyorlar… Kusasım geldi ve gerçekten kendimi çok kötü hissediyorum. Bilmiyorum anneme anlatmalı mıyım? Boşanacaklarından korkuyorum. Lütfen söyleyin, ne yapmalıyım?”
12 yaşında bir kız telefonla arıyor
Kız, annesinin sürekli bilgisayar başında oturmasından yakınıyor. Açık saçık kıyafetletler msn başında oturan anne, çıplak resimlerini de internete koyuyormuş.
Başka bir oğlan çocuğu, 18 yaşında (çocuk???)
Babam çocuk pornografisi içeren sitelere girip çıkıyor. Şu an delil topluyorum, daha sonra polise vereceğim bunları…
(Merak ediyorum… 18 lik delikanlı çocuk pornografisinin tanımını gerçekten biliyor mu?)
Benim kafama başka birşey takıldı… Anlamadığım, bu dernek neden medyaya olayı böyle bir şekilde yansıtmak yerine çocuklara eşyanın tabiatı, insan ilişkileri vs üzerine eğitim vermiyor…
Medyada bu haberin çıkmasının asıl amacı çocukarı korumaktan çok, internette sekse, bilmemneye vakit ayıran ebeveynlerin gözüne parmak sokmak olmalı. Dolaylı yoldan ebeveynleri, evlilik kurumunu din ve ahlak kitaplarındaki şekliyle muhafaza etmeye yönlendirmek… Monogamil, neredeyse masalcı bir anlatım…Tıpkı incilde anlatıldığı gibi… Ya da papazın pazar ayinlerinde okuduğu gibi… Çocukların beynine küçük yaşta kazınmak istenen evli insanların başkalarından hoşlanamayacağı, istek duyamayacağı. Bir de tabii yaş ırkçılığı var. 53 yaşındaki baba 17 lik kızlardan hoşlanamaz, sapıklık bu… Olsa olsa 40 ve üzerine izin var… Tabii bu tür ahlaki eğitimin verildiği yer okullar. Demek ki okul ve eğitim sistemi insan seksüalitesinin nasıl işlediğine dair bilgi vermekte başarısız. Sırf çocukların önüne maket çükler koyup, bunlara prezervatif nasıl geçirilir ile seks ve cinsellik dersi başarıya ulaşmıyor.
Kendi çocukluğumuzdan da örnek verebiliriz. Çoğumuzun düşüncesi ebeveynlerimizin bir cinsel hayatı olmadığı üzerineydi. Yani bizleri peydahladıktan sonra kepenkleri kapatmışlardı hepsi. Ondan sonra bizlere karşı olan sorumluluk ve görevlerini yerine getireceklerdi çünkü. Anneler ve babalar düzüşmemeli gençler gibi… İğrenç olur böyle birşey…

Babanın neden hoşlandığını gerçekten biliyor musun?
Eğer ben çocukları koruma derneğinde çalışsaydım ve yukarıda örneğini verdiğim çocuklar, gençler bu problemleriyle karşıma çıksaydı tavrım çok net ve kesin olurdu…
”Sktirin gidin karşımdan!!!” derdim…
Ananızın babanızın cinsel istekleri siz peydahlandınız diye sona erecek değil ya… Annneniz hala ağzına almaya devam ediyor, babanızın 18 lik hatunların sert ve diri göğüslerine bakma isteği ise ölene kadar dinmeyecek…
Yalnızca bunları sizlerden gizleyerek yapmaya çalışıyorlar. Gerçeğin sert darbesinden sizleri korumak için. Aynı zamanda bu kendi özel hayatlarını ilgilendirdiği için.
Sizin hiçbir hakkınız yok onların özeline girmeye. Ayrıca ebeveynlerinizin birbirleriyle özel bir durumu da olabilir. Birbirlerinden habersiz isteklerine ve duygularına bir çıkış noktası bulabilmeye hakları da var. İnternette pornoya bakmak gibi… Bir ilişkide ventilasyon vazifesi de görebilir pornografi. Hiçbir ilişki mükemmel değildir ve inişli çıkışlı zamanları vardır…
Ayrıca ebeveynler sırf sizleri üzmemek için de bir arada yaşamaya devam ediyor olabilirler. Veya ekonomik sebeplerle, ailenin gerekli ekonomik güvenceyi belli bir düzeyde tutabilmesi için. Evlilik bazen ekonomik bir pakta dönüşebiliyor. Fakat bu paktın dışında ebeveynler sessiz, konuşulmamış bir anlaşma ile ayrı ayrı özel hayatlara sahip olabilirler. Esasında bu sizlere duyulan bir aşk ve fedakarlık… Çocuklar için evliliği sürdürmek… Aynı zamanda kişi primitiv ihtiyaçlarını da giderecek, fantazilerini de gerçekleştirecek.

Yemek, ütü, bulaşıktan sıkılan ev hanımlarına alternatif
Bütün bu verdiğim örneklerideki tek işlenen hata, yalnız ve yalnız çocukların ebeveynlerinin özel hayatına tecavüzünden kaynaklanıyor. Nasıl ergenlik çağındaki bir genç, özel eşyalarının, günlüğünün vs. karıştırılmasını uygun bulmuyor ve bunu kişilik hakkına saldırmak kabul ediyorsa, bunun tam tersinin de kendi ebeveynlerine yapmaktan kaçınmalı.
Çocuğun işi, anasının babasının gizli şeylerini karıştırmak değil. Ergenlik çağı bebeleri bunlarla uğraşmak yerine kendi işlerine bakmalı…
Jun 17th, 2008 | Erotik & Pornografi, Video, politika | 29 Comments
Detaylı bir araştırma, kafa yorulmuş bir çalışma… İlgiyle okudum ”Pornografi Şiddet ve Kapitalizm”i… Yazı, feminist ve aktivist Ayşe Sargın‘ın ODTÜ sosyoloji günleri‘ndeki sunumunun bir özeti. Ayşe Sargın’ın adını daha önce duymamıştım, nasıl olduysa rastgeldim internette dolaşırken. Bir de blogu var, Bilginin Şafağı - Sözün Tükendiği Yamaç diye. Genelde karşı olduğum önemli açıklar varsa da, beğendiğim noktalar, takdir ettiğim yönler yok değil Ayşe Sargın’ın sunumunda. Herşeyden önce herkesin kıyısından köşesinden buluştuğu, ama toplum içerisinde konuşmaya cesaretinin yetmediği pornografi konusunda kendi çapında bir araştırma yaparak söz almış, otorite olmuş…
İlgiyle okudum dedim, çünkü Türkçe olarak yapılmış belkide ilk araştırma idi. Yoksa bu fikirlerin gavur dillerinde yazılmış olanlarını 51500 defa okudum. Çoğu iddia tanıdık geldi o yüzden.
Oysa yetişkin pornografisi, içerdiği kadın temsilleri ve cinsellik kurgusuyla, toplumda cinsiyete dayalı hiyerarşilerin ve kadına yönelik şiddetin yepyeni biçimlerde yeniden üretildiği ve doğallaştırıldığı kritik alanlardan biri. Bu yönüyle, yetişkin pornografisiyle mücadele, kadına yönelik şiddetle mücadelenin önemli bir parçası.
Pornografi ile mücadele!!!! Kolay gelsin!!! Yaşadığımız toplumları George Orwell‘in 1984 adlı romanındaki ortama döndürmeden pornografi ile mücadele edemezsiniz. Ben söyleyeyim de, siz yine bienallerinize, sunumlarınıza veya bir başka adı ile ”cadı avınıza” devam edin.
Lise ve üniversite yıllarımda interneti bugünkü kadar yaygın değildi. Pornografi oralarda yoktu o zaman. Kuzenim çok sıkı bir pornografi tüketicisi idi. Çeşit, çeşit yerli yabancı dergileri bulundururdu bekar evimizde. Yokluk yıllarıymış o yıllar… Hatırlıyorum o dergilerdeki modelleri, verdikleri pozları falan. Donuk suratlar, açılmış bacaklar, kuku, çük, meme …
90 ların sonunda devrim gerçekleşti, pornografi internet dediğimiz yeni kanalını buldu. Daha başka bir branş yoktur belki, interneti bu kadar efektif ve yeni tekniklerle kullanan. Bugün kullandığımız pekçok sıradan internet hizmetinin gelişmesine katkıda bulunan da pornografi sektörü oldu.
İnternet pornosu gazını almadan önce harika bir dünyamız vardı. Hiçbir kadın şiddete mağruz kalmıyordu. Gelinlikle otostop yapan İtalyan’a tecavüz edenlerde ADSL mi var dı, yoksa modemle mi indirmişlerdi porno filmleri. Nerede kontoları vardı acaba? YouPorn mu RedTube mu?

Kendi pornonu kendin yap….
Pornografi esasında iddia edilenin aksine çok demokratik bir forum. Her türlü insanın zevkine ve ihtiyacına göre birşeyler bulmak mümkün. Hele de web 2.0, sosyal medya vesaire dediğimiz şu günlerde, eline kamera alanın kendi pornosunu çektiği 2000 li yıllarda tüketici olan bizlerde zaman zaman üretime geçiyoruz. Kendi çektiğimiz resimleri, filmleri diğer insanların ilgisine beğenisine sunup fikir alışverişinde bulunuyoruz. En çok ziyaret edilen porno kategorileri Amatör sınıfında. Yani pornografi çoktan halkın arasına indi ve yerini buldu.
Pornografinin ırkçı olduğuna da değiniyor Ayşe Saygın…
Kadınlar, pornografide etnik, ırksal ve ulusal aidiyetleri üzerinden de sınıflandırılıyor. Bu alandaki kategorilerin en bilinenleri: “siyahi”, “Afrikalı”, “Asyalı”, “Latin”, “Brezilyalı”, “Japon”, ve “Rus” başlıklı kategoriler.
Her bir kategoride yer alan kadınlar belli cinsel senaryolarla özdeşleştiriliyor ve yaygın olarak bu senaryolarla temsil ediliyor. Örneğin Asyalı ve Japon kadınlar, cinsel şiddet ve bu şiddete itaat ya da zorunlu boyun eğme içeren senaryolarda kullanılıyor. Öte yandan, Afrikalı, siyahi ve Latin kadınlar cinsel yönden doyumsuz kadınlar olarak temsil ediliyor.
Gaykedi’nin blogunda pazartesi günü güzel erkek resimleri yayınlanıyor demiştik. Ayrıca kadın okuyucularından istekler aldığını da söylemiştim. Kuzeyli, asyalı, zenci, ortadoğulu erkek fotoğrafları isteyen bayan okuyucuları var. Bunda bir gariplik olduğunu düşünmüyorum, hele de ırkçı bir yaklaşım olduğunu iddia etmek gülünç olur. Benim asyalı kadınlara olan zaafım onların itaatkar olmasından değil, narin yapıları, diri ve taze görünen fiziksel özellikleri sebebiyle. Doğu bloku kadınlarını seksin her türlü numarasını bildikleri ve ”aman onu almam, bunu koymam” gibi bıktırıcı nazları olmadığı için. Bunda ayıp veya yanlış olan nedir? Bu seçimler sanal alemde elimizin altında klavye ve fare varken yaptığımız basit seçimler. Gerçek hayatta önümüze Etiyopyalı da çıkabilir… Seksüel bir çekim gerçekleşirse neden olmasın?

İtaatkar mı? Yalnızca rol icabı…
Pornografi de ırkçılık var demek art niyetli olmak demektir… Ayşe Sargın pornografiyi beyaz orta sınıf erkeğine mal ediyor. Tarih boyunca ırkçılıktan en çok nasibini alan zencilerin pornografi branşındaki klasik ve banal rolllerini aramızda bilmeyen var mı? 3-4 zencinin bir olup beyaz bir hatunu düzmesi nasıl orta sınıf, beyaz ve ırkçı bir erkeği tahrik edebilir? Şöyle bir senaryoyu anlayabilirim; Beyaz ve ırkçı bir kadın, yıllardır köle muamelesi yapıp aşşağıladığı zenciler tarafından grup tecavüzüne uğrayınca kendini pislenmiş ve kullanılmış hisseder. Zencilerin biri iner, öbürü çıkar üzerine. Bu da yetmezmiş gibi anal vajinal ve oral olarak aynı anda ırzına geçilir. Son sahnede ise elemanlar sırayla attırır bu upper high class beyaz kadınımıza. Elegansın, zerafetin ve üstün ırkın temsilcisi bir dişi yaratık böyle kullanılıp atılır işte. Mesela bu senaryodan tahrik olacak kadınlar olabilir. Kafalarının bir köşesinde ırklar ve sınıflar diye bir kavram olduğunu (belki normal hayatta hiç dışarı vurulmamış olabilir) rahatça söyleyebiliriz bu tarz kadınların. Bu senaryo mümkün işte… Ancak ırkçı bir beyaz erkeğin 4 zenci, 1 beyaz kadın gang bang olayına tahrik olacağı fikri bana uzak geliyor. Bunun tam tersi olsaydı, yani 3-4 beyaz erkek 1 zenci hatuna grup çekip facial ile sonuçlandırsaydı mesela, Ayşe Sargın’ın tezini kabul edebilirdim. Ancak pornografide çok nadir görülen bir koreografi bu…

Bu da kezaa çok nadir bir koreografi…
Esasında Ayşe Sargın kökten karşı olması gereken bir düşünce yapısına yenik düşüp, kabullendiği için yoldan sapıyor. Kadının seksden zevk alması bizde de batı kültüründe de (kökeninde-hristiyanlıktan ötürü) ayıp. Bu yüzden porno filmlerde kadının düzülmekten zevk alması, erkeğe karşı orospuca davranması hoş karşılanmıyor. Kadın iffetli olacak. Seksden zevk alsa bile fazla belli etmeyecek. İlişkinin başında da yalan yere naz yapacak ki basit kadın damgası yemesin
Bu blogun bayan okuyucuları muhakkak doğrulayacaktır bu iddiamı… Beraber olduğunuz erkek arkadaşınıza yatakta çok işveli, istekli davrandığınızda herif paranoya oluyor mu, olmuyor mu? ”Ulan bu bana böyle davranıyorsa kimbilir kimler bunun üzerinden geçmiştir?”.
Ya da en azından şöyle düşünüyor çoğu erkek; ”madem bu böyle orospu gibi, ben buna çakayım doya, doya… Ama evlenilmez bu kızla….” Yani kadın güçlenip, seksde biraz daha atak olduğu zaman kirlenmiş, adi damgası yiyor.
Beraber porno film de izlemez bu adamlar kız arkadaşlarıyla. ”Ya filmdeki herifinki benimkinden kalınsa?” ya da ”filmde 3 kişi girdiler hatuna, ya bizimki de bunun hayalini kurmaya başlarsa?”

Başka resim koyacaktım ama kendi pornonu kendin yap şeyi ağır bastı
Bu yüzden muhafazakar dünya görüşüne sahip erkekler kendilerine duydukları güvensizlikten dolayı pornografiyi yasaklamak isterler. ”Bir sürü teknik, yöntem var seks ve pornografide. Üstelik kadını da mutlu edip inim inim inletmen gerekiyor. Baksana filmlerde öyle. Ben nasıl öğrenirim bu kadar şeyi, nasıl başa çıkarım.? En iyisi yasakla gitsin”
Sunumlarında, konferanslarında, bienallerinde düzene karşı çıktığını sananlar korktuklarından mı yanlış adrese gidiyorlar, yoksa kendileri de inanıyor mu suçlunun o adreste olduğuna. Korktuklarından diyorum, çünkü her aklıbaşında insanın kadınların neden tarih boyunca ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünü anlamak için tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarını okumaları yeterli. Ama orasıyla başa çıkmak zor tabii. Birincisi büzük ister, ikincisi kafanı önyargılardan arındırıp kolaycılığa kaçmayacaksın. Tek tanrılı dinlerin ilk yaptığı iş kadınların toplumdaki yerini budamak… İslamiyet, yahudilik ve hristiyanlık, fark yok…
Pornografi harika birşey, bizlere yeni ufuklar açıp, bilmediğimiz yönlerimizi çıkarmamıza yardımcı oluyor. Kadının özgürlüğü, seksüel devrimimiz, cinsel mutluluğun özel ve iş hayatımıza yansıması ve bunun getirdiği başarı vesaire… Bunların hepsini başarmamızda pornografi önemli kanallardan biri. Pornografinin de iyisi ve kötüsü var. İyiyi kötüden ayıklayabilmenin en iyi yolu, bu yolu tamamen açık tutmak. Tüketici her zaman doğru yolu gösterecektir.
Üniversite mezunu ve biraz da hayat tecrübesi olan bir insan olarak eğer okuyucuların arasında 18 civarı yaşı olan varsa haddim olmayaraktan bir öğüt vermek isterim herşeyden önce. Hayatınız boyunca izm lerden ve ist lerden uzak durun. Sosyalizm, faşist, komünist, nazist, feminist… Bunlara ek olarak örgütlü inanç sistemlerini ekliyoruz tabii. Bunların herbiri doktrinleri ile özgür iradenizi, benliğinizi kandırıp sizleri hastalıklı toplumların bir parçası yapmak amacı güdüyor.
Pornografi branşı konusunda farklı cephelerden farklı görüşleri içeren kısa bir video ile bitirelim. Umarım Ayşe Sargın da yorumlarıyla bize katılır. Eksik kalan, kaçırdığım, bilmediğim bişey varsa öğrenmeyi isterim…
May 18th, 2008 | Erotik & Pornografi, Hayattan Kesitler | 10 Comments
Geçen hafta başıma gelen olayı anlattığım posta bugüne kadar en çok yorum alan postalarım arasına girdi. İlgi çekmesi ve okuyucuların kendi önerileri ile konuya katkıda bulunmaları oldukça keyif verici.
Adetliyken seks yapmak konusundan, tehlikesizce içeri boşalabilmenin zevkine kadar değinen yorumlar oldu. Yorumlardan aldığım izlenim erkeklerin şöyle veya böyle içeri boşalmaktan zevk aldıklarını gösteriyor. Zevklerin ve renklerin tartışılmayacağına bir örnek daha… Ben ise içeri boşalma olayının hakettiğinden daha fazla kredi aldığını düşünmekteyim.
Son dönemlerde işler çok yoğun. Öyle ki bırakın doğru düzgün bir seks ilişkisini, otuzbir çekmeye bile vakit yok. Dönem dönem olabiliyor bu yoğunluklar. Bu meşguliyet, akabinde sperm fabrikası olan taşşakların dolmasıyla sonuçlanıyor. Bu durum bana çoğu zaman psikolojik bir haz veriyor açıkcası. Oruç tutan, inançlı bir insanın kalbindeki yaşadığı mutluluğu ve kendi kendine ”aferim, iradem ne kadar güçlü” deyip böbürlenişini tüm benliğimle ben de hissediyorum. Ve nasıl o insanlar bu fedakarlıklarının ödülünü almayı dört gözle bekliyorlarsa, ben de bu perhizin sonunda çağıl çağıl gürleyeceğim günü mutlu bir sabırsızlıkla bekliyorum. İşin burası mecazi veya psikolojik anlamda değil. Çünkü erkek fizyolojisinde cidden bu var… Ne kadar çok biriktirirsen o kadar çok harcayabiliyorsun. Çok sık seks yaptığında taşşaklar sperm üretmeye yetişemeyebiliyor. Sekse ara verdiğinde ise torbacıkların yavas yavas cephane ile dolduğunu hissediyorsun.

Cinsel birleşme duygusal ve fiziksel bir olay olduğu kadar görsel de. Karşındaki insanın cinsel birleşme esanasındaki yüz mimiklerinden tutun alınan pozisyonlara kadar bunların gözümüzdeki yansımaları bizim tahrik olma, gaza gelme katsayımızı arttıran ögeler.
Hal böyleyken anladığım kadarı ile erkekler, cinsel ilişkinin sonunda içeride kalıp kaktırma hareketleri dininceye kadar hatunun üzerinde kalmayı yeğliyorlar. Büyük bir ihtimalle sonra da yığılıp kalınıyor kızcağızın özerine. Ben başka bir yöntemi öneririm erkek okuyucularıma. Astrid’le olan oalyımıza gönderme yaparak açıklamaya çalışayım…
Bacakları belime dolanmış bir şekilde yatak odasına giderken kafama takılan bir konu vardı. İşin sonunu hangi şekilde getirecektim? Kılıcı kana bulayacağımı düşünerek içeride kalıp spermleri kukunun içine mi dökmeliydim? En mantıklı düşünce bu olmalıydı. Kılıcı dışarı çekip göğüslerin üzerine gelsem (ki favorim budur) biraz kan da sıçratabilirdim. Hoş olmaz ilk seferinde. Bir de çok doluyum, göğüslere nişan alayım derken çene ve suratı da vurabilirim. Kanla karışık… I - ıhh…

İçeri boşaldığımda ise zaten biraz da kanla dolmuş kukuya bir de çeyrek litre sperm doldururacağım. Bu da forş forş diye hiç de seksi olmayan sesler çıkmasına sebep olabilir. Ayrıca Astrid yataktan kalkıp banyoya temizlenmeye giderken apış arasından herşey nevresim takımına dökülebilir. Kızı zor duruma düşürür bu…
Sonunda içeride kalmaya karar verdim. Çok pısırıkça alınmış bir karardı bu. Ancak risk almaktansa garantili yolu seçmiştim. Gerçi korktuğum da başıma gelmedi. Ne kukunun içi vıcık vıcık olmuştu, ne de işin sonunda nevresim takımını batırmıştık. Olan benim taşşaklarda iki haftadan beri biriktirdiğim birinci sınıf sperme olmuştu. Günyüzü görmeden üzerlerine sifonu çekti herhalde Astrid.
Oysa ki orgazm olurken tosbaa gibi tıslayarak içeri gelmekten hiç hoşlanmam. İki yöntem var kullandığım. Eğer hemen akabinde ikinci postayı atmayıp hatunun yanına yatıp kıvrılacaksanız, ayağa kalkıp hatunun göbeğinden başucuna kadar olan bölgeyi hedef alarak bahçe sular gibi geçebilirsiniz. Yok eğer beklemeden ikinci posta atılacak ise hatun kişi diz üstüne çöktürülerek siz de ayakta olduğunuz halde surata gelinebilir. Bu pozisyonun avantajı, boşalma işlemi biter bitmez sizin artık yumuşamış ve inmeye yüz tutmuş pipinizi tekrardan sertleştirmek için oral sekse imkan vermesidir. Mesafe zaten çok yakın olacağı için direk oral seks faslına geçilebilir.

Yumuşak bir pipiyi sertleştirmenin en iyi yolu oral sekstir. Ayrıca sperme bulanmış bir suratla size oral seks yapılması olayın hazzını arttırıcı bir faktör olacaktır.
Bilmiyorum, ben böyle yapılması taraftarıyım. Tıslayarak, pıslayarak içeri boşalmak biraz memur işi… Diğeri ise kraliyet ailesine yaraşır…
May 6th, 2008 | Erotik & Pornografi, Hayattan Kesitler | 9 Comments
Erkeklerin kendilerini yatakta bir matah zannetmelerine karşın sıkça yaptıkları yanlışlar var. Bunları maddeler halinde toplarsam Türk kadınına bir hizmet yapmış olurum diye düşündüm. 10 madde halinde topladım bu hataları ilk çırpıda. Varsa sizlerin ekleyeceği bişeyler, buyrun yorumlarda yazın…
Ön Sevişmenin Yatakta Başladığını Zannetmek
Seksin yapılabileceği belki de en sıkıcı yer yatak. Bir de ön sevişmenin hemen akabinde cinsel birleşmenin olması gerekmiyor. Günün daha erken saatlerinde ufak ufak başlanabilir olaya. Bu da erkeklere çeşitli mekanlarda hünerlerini gösterme imkanı sağlıyor. Cumartesi günü alışverşe gittiğinizi düşünün. Kaliteli malların satıldığı, kalabalık bir kılık-kıyafet dükkan seçin. Kadınınıza sizin beğenip getirdiğiniz bir elbiseyi prova yapmasını isteyebilirsiniz mesela. Hatun sizi yalancıktan soyunma odasına çağırabilir. ”Sevgilim, fermur sıkıştı yardım eder misin” gibi bir replik yüksek sesle söylenebilir. Daha sonra kabinin içerisinde parmaklamaca, boyunu ısırmaca veya zorla skecekmiş gibi rol oyunları falan oynanabilir. Çükünüzün piyasaya çıkmasına gerek yok, çıktı mı kontrolü zor olur çünkü…Bütün bunlar akşam olacaklar için küçük bir aparitiftir.
Aşşağıya Çok Erken İnmek
Erkekler nedense çok kukuya kanalize olurlar seks yaşantısında. Aç köpekler gibi buraya saldırmak kadının gözünde değerinizi düşürür. Diğer organlara ve vücut bölgelerine yoğunlaşın. Keşfedilecek çok başka yerler de var kadın vücudunda. Ayrıca kukuya ne kadar geç dokunursanız, seksde kadını daha azgın hale getirme oranınız o kadar artar. Kuku yokmuş gibi davranın ilk dakikalarda. Orta alanda kısa paslaşmalar, aynı Fenerbahçe stili. Yok öyle hurra hücum Galatasaray gibi. Kontrollü ve kendinden emin bir oyun sergilemelisiniz.
Klitorisi Es Geçmek
Klitorisi duymayan yok, ancak gerekli ilgiyi gösteren de yok gibi. Bişeyler yapmaya çalışan iyi niyetli erkekler ise hızlı ve sert ovuşturmalarla faydadan çok zarar vermekte. Klitoris ilgi, zaman ve şefkat ister. Dünyanın en güzel dolgun dudaklı kadınını öpüyormuşcasına bu küçük organı öpüp, emebilirsiniz. Dille küçük darbeler vurup tahrik olmasını sağlayabilirsiniz. Küçüklüğünüzde aldığınız köklü dini eğitimden ötürü oral sekse iğrenti ile bakıp işinizi elinizle halletmek istiyorsanız, parmağınızla yapacağınız hareketin yukarı aşşağı değil, çapı daralıp büyüyen dairesel hareketlerle olması gerektiğini belirtmeliyim.
G Noktasını Kaçırmak
G noktası kolay bulunacak bir yer değil. Bunu söylemek lazım. Ancak uzun süreli bir ilişkide uğraş ve çabalar sonunda bulunabilir. Bulunduğu zaman da altın değerinde tabii ki. G noktasının yeri ve büyüklüğü kadından kadına değişiklik de gösterir. Bu noktayı bulmaya çalışırken çokça deneme ve yanılma olur, önceden de belirttiğim gibi. Ancak baktınız bu çabalar heyecan ve karşılıklı onay içermiyor, kesilmesinde fayda vardır. İlla G noktasını bulacağım diye içeriyi hallaç pamuğu gibi de atmanın bir faydası yok.
Amaca Fazla Odaklanmak
Bütünteknikleri, tavsiyeleri iştahla uygulayayım derken çok mekanik olma ahtimaliniz var. Sensüelliği elden bırakmamak lazım. Bir çiftin seks hayatında yenilikleri denemesi, bulması her ikisi için de geçerli. Kimse diğerinin deneme tahtası değil.
Vücuttaki Değişiklikleri Kontrol Altında Tutmak, Hijyen
Bira kası, Türk kası gibi karşılıkları var Türkçede. Tabii aşk söz konusu olunca dış görünüş çok fazla rol oynamaz. Ancak hem kadının hem de erkeğin bu konuda dikkatli olması gerekiyor. Tombulluğa evet, şişmanlığa hayır.
Bir de kolayca gözden geçirilebilecek şeyler var mesela. Kokulu şeyler yedikten sonra Fransız öpücüğü için fazla ısrarcı olmamak gibi. Ağız, diş sağilığı önemli. Sigara içenler özellikle bilmeliler ki sırf ağız değil, kıyafetler de bu iğrenç kokuya esir olmakta.
Kadının da Fantazisinin Olduğunu Unutma
Belki deTürk erkeğinin en çok zorlandığı yer burası. İsteniyor ki kızın suratı kızarsın bazı şeyleri yaptığında. Oysaki kızların da pis fantazileri olabilir. Üç kişi tarafından aynı anda becerilmek, sana polis kıyafeti giydirmek. Ya da strap on ile erkeğe çakmak. Hayır deme hakkın tabii ki var. Her yola girmene gerek yok. Fakat düşünce yapını daha liberal bir hale getirmen seks hayatına inanılmaz gaz verecektir. Açıkçası bu konuda ben de çok iyi değilim. Benim göğüs uçlarımı mıncıklamaya kalkan bir kıza tokadı bastım anında. Bir refleks olarak tabii. Çok gıgıklanıyorum o bölgeden. Konuyla ilgili resmi ise buraya örnek olsun diye koydum. Yoksa bunu da yapmam.
Kadından Bir Porno Yıldızı Performansı Beklemek

Bazı pozisyonları uygulamak belli bir vücut yapısı gerektirir. Herkes filmlerde gördüğün elastik porno yıldızları gibi değil. Bunun farkına varışım 30 yaşında bir hatuna bacakomza yaparken oldu. Çok zorlamış olmalıyım. hatunun dizleri anlına değerken ”dur bi dakka dur” diye inlediğini duyunca kesmek zorunda kalmıştım. ”Artık 20 li yaşlarda değilim, bu kadar zorlama beni” demişti hatun. Fiziki özellikler kadar başka etkenler de var. Mesela bol tükürüklü bir oral seksi her hatuna kabul ettirmen zor. Kaç ev hanımının aklından ”akşam kocam gelsin de pantalonunu indireyim, skinin üzerine tükürüp boğazıma kadar alayım”. Çok nadir…
Ve son olarak… Bir Orgazmın Yeteceğine İnanma
Olay bittikten sonra ne kadar bitkin olsan da bir veya iki tur daha yapmak için kendini zorla.
Apr 13th, 2008 | Erotik & Pornografi, Genel Kültür, Günün Pozisyonu | 10 Comments
Er ya da geç herkesin yaşadığı bir olay. Bunu böyle kabul edip anal seks yaparken nelere dikkat etmek gerekiyor bab’ında faydalı bilgilere kanalize olursan günü geldiğinde icraati başarıyla sonuçlandırman mümkün. Bazı püf noktaları var, bunlara dikkat edilmediği takdirde binbir tatlı dille kıvama getirdiğin kız arkadaşının ilk ve son tecrübesi olur bu. Ayrıca cuma günü attığım diğer bir postayı hatırlayacak olursak anal seksin yalnızca bayanlara uygulanan bir yöntem olmadığının altını çizmemiz gerekir. Yalnız orada Danimarkalı seksoloğumuz biraz abartmıştı. O kadar ileri gitmemekle birlikte cinsel birleşme sırasında hatunun parmağının birkaç santim kendi anüsüne girmesinden hoşlanan erkeklerin sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu da söyleyeyim.
Anal seksi kısaca anüs bölgesinin eşler tarafından uyarılması ile yapılan seks olarak tarif edebiliriz. Anal seksden bahsederken genelde herkesin aklına sokma-çıkarma işlemi gelse de bu bölgenin okşanması ve yalanması da bu kavramın içine girmeli.
Bayanlardaki G noktasının adını duymayan yoktur. Erkeklerde de böyle bir nokta var. Adı P noktası… Anüsün yaklaşık 8 cm içindeki prostat bezi çıkıntısına tekabül etmekte. Erkeklerde prostat orgazmı diye birşeylerin varlığından da söz ediliyor. Çok şeyi denedim, ancak şimdilik o kalsın diyorum…
Bazı kadınlar anal seksde yaşadıkları orgazmın daha yoğun ve güçlü olduğunu söylüyor. Ki buna katılıyorum… İlk anal seksi yaptığım hatunun cinsel organında bugüne kadar görmediğim bir sulanmaya sebep olmuştu. Taa baldırlarından dizinin arka tarafına kadar sular aktı desem inanın abartmış olmam.
BAŞLAMADAN ÖNCE
Her iki kişinin de istekli olması şart. Zorlama kesinlikle olmamalı. Muameleye maruz kalacak kişinin tuvalette, banyoda işini halledip bölgeyi iyice temizlemesi şart.
ANAL SEKS YAPARKEN…
Herşeyden önce seyrettiğiniz porno filmlerden öğrendiğiniz sahneleri kesinlikle uygulamaya kalkmayın. En azından iyi bir tecrübe kazanıncaya kadar. Yok öyle harrallaaa girişmek…
Krem, yumuşatıcı muhakkak bulundurulmalı ve de bolca kullanılmalı. Acele ile girişmek yerine yumuşak hareketlerle o bölgeyi okşamak, masaj yapmak iyi bir başlangıç olacaktır. Bu işlem yapılırken kulağın içine doğru yapılacak sakinleştirici veya azdırıcı replikler (bkz. dirty talking) katalizör görevi görecektir. Dirty talking yapacağım derken saçmalayanlardan ve komik duruma düşenlerdenseniz, eşinizden gelen inlemelere müteakiben yalnızca kulağın içine doğru ”şşşşşş” demeniz yeterli olur.
SAKATLANMA RİSKİ
Anal seksle birlikte anılan bir de hurafe var, sıkça duyuyoruz hepimiz.
Arkadan çok sık verirsen oradaki kasların folloş oluyor, tuvaletini tutamaz hale geliyorsun. Sonra çocuk bezi bağlamak zorundasın ya da ameliyatla kasları tekrar sıkılaştırmak lazım…
Bu iddianın tamamen yanlış olamamakla beraber biraz abartı olduğunu düşünüyorum. Ancak tabii ki haşin ve sert bir anal ilişki, hele de kremsiz gerçekleştilirse bu tip bir sakatlanmaya yol açabilir. Yoksa dikkat edip gerekli özeni gösterirsen, sürekli arkadan vur (veya vurdur) birşeycik olmaz…
SAĞLIK VE HİJYEN MESELESİ
Cinsel hastalıklar ve özellikle Aids in anal seks ile daha da bulaşıcı olduğunu biliyoruz. Bu yüzden muhakkak prezervatif kullanılmalı. Sırf sağlık değil, hijyen açısından da bu böyle. Ne dediğimi anladınız açtırmayın kutuyu…Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu ise lüleden direk çıkarıp kukuya sokmamak gerektiği. Kuku enfeksiyon kapabilir…
Bu posta için kullandığım görsel malzemeler çok masum kaçmış olabilir. 5posta okuyucuları olarak daha sertlerine alışıksınız. Mail listesine dahil olan okuyuculara uygulamalı bir videoyu bunun akabindeki postada gönderiyorum. Erotik materyallerin alenen gösterimine tahammülü olmayan bir sistemin içine bulunduğumuz için bu yolu seçtim. Belki böylesi daha iyi. Yanlışlıkla bu siteye düşenleri incitmemek için bir önlem olarak kabul edelim bunu. Şifreyi mail adreslerinize postalıyorum. İyi pazarlar…
Not: 5posta’nın duayenleri bana RedTube sitesinin yasaklı olup olmadığını bildirirse sevinirim. Zira video orada konuşlandırılmış durumda.
EKLEME (Gaykedi’nin yorumu)
Bu postaya gedikli okurlarımdan Gaykedi faydalı ve açıklayıcı bir yorum yapmış. Bunu postanın içine bir ek olarak almamak haksızlık olurdu. Şöyle diyor Gaykedi :
ve tabi “rimming” anal seksin baş mezelerindendir. ( “toss my salad” :p ) iyi bir anal seks için kız arkadaşınızın mini bir “lavman” yapması faydalı olacaktır. bütün pornolarda izlediğiniz anal yapan, kadın, travesti ve gay porno oyuncuları bunu yaparlar.
bu nasıl yapılır derseniz benden tavsiye; eczaneden birkaç ytl’ye satılan bebeklerin burnunu temizlemek için kullanılan, içine su doldurarak ve avuçta sıkararak kullanacağınız mini lastik top gibi zımbırtıdan alın, onun ucu bebeklerin burun deliğine girecek şekilde yapıldığı için ufaktır, kız arkadaşınız duştan önce büyük tuvaletini yaptıktan sonra, içine bir kaç defa bu alete su doldurarak anüse su sıkarak geri boşaltsın, suyla beraber içeride kalan bütün minik artıklarda çıkacak, ve birkaç defa bu işlemi tekrarladıktan sonra tertemiz su çıkmaya başlayacaktır, üstüne birde duş alınca anüs, anal seks için vajinadan bile neredeyse hijyenik bir şekilde hazırdır efendim.
Benim tavsiyem eczaneden su bazlı bir lubrikant’da almanızdır. türkiye de eczanelerde vajinal kuruluk için 6 ytl civarı satılan “gleitgelen” isimli su bazlı kayganlaştırıcı jel tavsiyemdir. bu aynı zamanda anti bakteriyel özelliğindenden dolayı hijyende sağlar. afiyet olsun :p
Anal seks deyince aklıma hep anal seks hastası bir kız arkadaşım gelir, en büyük zevki anal yaparken, vajinasını parmaklamak ya da parmaklanmasıydı, bu arada kimse anal seks günahtır falan demesin oyarım, diyanet fetvasına “göre” oral seks bile günah yahu :p
Apr 11th, 2008 | Erotik & Pornografi, Genel Kültür | 6 Comments
Anal sekse meraklı olmayan heteroseksüel erkek sayısı yok denecek kadar az. Israrla kız arkadaşlarımızı, eşlerimizi ve partnerlerimizi anal sekse zorlamaya çalışıyoruz hepimiz. Hafta sonu bu konuyla ilgili birşeyler yazmayı düşünüyordum. Ancak gazetede okuduğum bir haberi sizlerle paylaşmadan edemedim. Herşeyden önce şunu söylemeliyim ki yazının başlığı benim kendi fikrimi yansıtmıyor. Danimarkalı seksolog Robert Lubarski’nin (resimdeki) görüşünü dile getiren bir cümle bu. Uzmanımız konuya kontra bir yaklaşımla katılıp biz hetero erkekleri defansda az adamla yakalıyor. Danimarka’nın önde gelen seksologlarından olan Lubarski artık erkeğin cinselliğine daha fazla ışık tutulması gerektiğine inanıyor ve anal seksin önemli bir yeri olduğuna inanıyor. Eklemeden de edememiş uzmanımız
- karım bana strap on ile çakıyor…
Lubarski’nin demek istediği erkeklerin seks hayatlarında erkeklik normlarını çok fazla kafaya taktığını ve bunun da seks hayatlarını körelttiği.
- Lüleden yiyen erkeklerin çoğu gazetelerin uzman kişilerine ”acaba homoseksüel miyim?” diye sorular yöneltiyor. Bu da toplumsal normların ne kadar içimize işlemiş olduğunun kanıtı
Normları Sklemeyin Diyor Uzman Hekiminiz
Erkekler bu tarz normların peşinden gitmeyi bırakmalı ve feminin olmaya cesaret edebilmeli diye de eklemiş ekselansları. Örnek olarak da karısının strap on takıp kendisini düzmesini örnek göstermiş.
- Anüs önemli bir bölge erkeğin seksüalitesi açısından. Ve klitoris kadar da hassas…Prostata kendinizin ya da eşinizin yardımıyla masaj yapmanız o yüzden çok mühim. Aynı zamanda prostat kanserine karşı da iyi bir korunma yöntemi.
Olayı ”prostata masaj” olarak sunduğun zaman şık tabii. O kadar korkutucu gelmiyor. Oysaki işin aslı erkek halinle kötten düzülüyor olman. Eğer siz de gerekli etkiyi yapmadıysa aşağıdakki strap on dediğimiz ”masaj aleti”ne de bir göz atın.

İlkokulda aşı, yetişkin yaşta strap-on. Çilemiz bitmiyor
Ben yalnızca bilgiyi paylaşmak istedim sizlerle. Aman ha evde deneyip de beni sorumlu tutmayın. Ben şahsen doktorun bu tavsiyesine uymayı düşünmüyorum. Anal seksin bildiğimiz güvenli tarafını, faydalarını ve yöntemleri ele alacağım hafta sonu postasını bekleyin. Bir de video koyarım belki. Ama umuma açık yerde video olmaz o yüzden şifre koyacağım video olursa. Bu sebeple email listesine adınızı yazdırırsanız şifreyi postalarım size…

Apr 5th, 2008 | Erotik & Pornografi, Hayattan Kesitler, Ivır Zıvır | 11 Comments
Oral seks çoğu zaman vajinal seksden daha zevkli. Bir şekilde daha yoğun ve duygu yüklü. İyi bir oral seksde erkek ereksiyon içinde ereksiyon yaşayabiliyor. Yani sen zaten organının çok sertleştiğini düşünürken hafif bir ekstra ittirmeyle boğazın derinliklerine selam vermek daha da ileri düzeyde sertleşmeye götürebiliyor insanı.

Yapılan olayın deepthroat olması şart değil tabii. Çeşitli numaralar var hatun kişinin yapabileceği. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var… Ben oral seks olayına ellerin karışmasından hoşlanmıyorum. Hani derler ya ”eline verdim, oynadı”, benim işim olmaz onla. Herşey ağız dil ve dudaklarla kontrol edilmeli.
Ve tabii ki GÖZLER!!! Çoğu amatörün atladığı bir olay bu göz kontağı meselesi. Oysaki cinsellik hayvanlık demek değil. İşin içine duygular ve çokca da psikoloji giriyor. Hal böyleyken en güzel organlarımızdan biri olan ve gizemli haberleşmenin, anlaşmanın, birbirine duyguları ifade etmenin sembolü gözleri atlamamız olmaz. Oral seksi uygulayan kişinin gözleriyle kurbanını derince süzmesi elzem bir olay.

Oysa sıkça karşılaştığımız bir durum hatun kişinin gözlerini sıkıca kapayıp, memur gibi işini halletmeye çalışması. ”Off, bitse de gitsek, umarım üstüme başıma gelmez” tarzında düşünceler çok yaygın. Bunun sebebi küçüklüğümüzden beri beynimize işlenen standart seks senaryoları. Ne olacak? Kadın sırtüstü yatar, birleşme vajinal gerçekleşir. Eğer kadın şehirli ve eğitimli ise olayın bir bölümünde erkek sırtüstü yatar, kadın onun üzerine oturur. Senaryo bunun dışına çıkmaz pek. Çıkar da doggy (arkadan vajinaya) pozisyonu işin içine katılıp, kalçaya da birkaç şaplak patlatılırsa hemen ”çok haşin sktim/skti” oluyor adı halk arasında…
Güzel bir seks muhakkak oral seksle süslenmeli. Oral seksin iyisi ve kalitelisi bol salya ve tükürükle olmalı. Partnerini karşı elinin sert olması veya şefkatli olması duruma göre değişebilir. Biz erkeklerin çoğuna sorsalar saçı kavrayıp enseden beri ittirerek köklemek isteriz. Arada bir çıkarıp yanaklara vurmak, dudakların üzerinde gezdirmek repertuarın genişliğine bağlı.

Kadınlar ise genelde vajinaları erkeğinin ağzı ile uyarılırken biraz daha yumuşak hareketler ve şefkat ister. Dilini zımpara makinesi gibi kullanıp sürekli ve seri hareketlerle klit üzerinde getirip götürmenin bir manası yok o yüzden. Haa yapılır, ne zaman? Sona doğru, zaten kızcağız sana haber verir çıkardığı seslerle falan.
Bir başka çok önemli konu hijyen. Özellikle oral seks hijyene çok dikkat etmeyi gerektiriyor. Piyasada bir sürü hijyen malzemesi var. Çoğu kadınlar için. Yüzü yıkayan losyonlar, makyaj sonrası bilmemnesi, kıl temizleyici, yün parlatıcı vs. Erkekler için ise fazla malzeme yok. Burada çok önemli bir eksik var. Mucit kafalı okuyuculara çok önemli bir tüyo veriyorum şimdi. Benim vaktim yok, siz yapın patentini alın…
Efendime söyleyeyim güzel bir söyleyiş var Türkçemizde… ”Ne kadar sallarsan salla son damla yine donda” diye. Hepimizin başına geliyordur muhakkak. Bilmek istiyorum bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Evde sorun değil ama barda, diskoda veya kızın evinde tuvalete gittiniz çişinizi yapmak için. Biliyorsunuz ki ilerleyen dakikalarda kutsal üçgene erişme şansınız da fazla. Çişinizi yaptınız, tabii klozetin kapağını muhakkak kaldırdınız her medeni insan gibi (bayan okuyuculardan yüksek puan almak için söylemiyorum). Çişiniz bittikten sonra 3 ila 7 defa salladınız arkadaşınızı. Artık tek bir damla bile içerde kalmamış gözüküyor. Ne zamanki donun içine geri yerleştirdiniz, ellerinizi yıkadınız ve tuvaletten çıktınız, İşte o hain son damlanın yuvasından çıkıp dona düşmesinin vakti geldi o zaman.
Artık pantolonunuzda oluşabilecek muhtemel ıslaklık lekesine mi kafayı takarsınız yoksa kız arkadaşınızın birazdan tatta bir farklılık hissedip hissetmeyeceğine mi? Çok kıl bir durum.
Hijyen endüstrüsi zaten tamamen kadınlara yönelik üretim yapıyor. Yıllardır bu konuya bir çözüm gelecek diye bekliyorum. Tık yok… Bu durumda kendi alabileceğimiz tek tedbir, çişimizi yaptıktan sonra arkadaşımızın başını lavaboda şöylece bir yıkamak ve sonra donla arasına tuvalet kağıdı koymak. Böylelikle son damla absorbe edilecektir.
Fakat sorun burada bitse iyi, maalesef komplikasyonlar olabiliyor. Örneğin bana sıkça olan bir olay tuvalet kağıdının donun içinde absorbe görevini yaptıktan sonra arkadaşın kafasına yapışıp kalması. Şarabı, müziği, ışıklandırmayı başarıyla yaptın. Soyunma vakti gelip don, gömlek çıktığında hatun önünde diz çöktüğünde sen de gururla malı ortaya çıkarıyorsun. İşte o anda kızın karşısında onun iştahını kabartacak birşey çıkarmak varken, üzerine yapışan tuvalet kağıdı yüzünden ak sakallı noel babayı hatırlatan malafatınla ne rezil duruma düştüğünü taahhül edebiliyor musun?
Alın size icat fikri, yapın şunu ve kurtarın erkekleri.!!! Hepinize bu güzel hafta sonunda mutlu saksafonlar dilerim…
