Jul 13th, 2008 | Erotik & Pornografi, Genel Kültür, Made in Japan, Müzik | 3 Comments
Rag Doll Aerosmith’in ünlü parçası… Kelimenin asıl anlamı ”oyuncak”… Aerosmith‘in sevdiğim parçalarından biri. Joe Perry nin slide blues gitar riflerini doyarak dinliyor insan… Slide gitar çok eğlenceli bir olay, gitara merakı olan herkese öneririm. Amfi’yi kökleyip klavyeye hakkını vererek denenmeli…
Bu posta bir anlamda 5posta’nın tüm konseptini içeren minik bir posta oldu. Pop kültürel bir pakette sunulmuş haliyle… Neden? Çünkü rock müzik var, seks/erotizm var, hayatı ti ye alıp eğlenceli yanlarını öne çıkarmak var, asyalı bir hatun var, estetik var… Biraz da içine rock kültürü şeysi eklediğim için hafif bir öğretici yanı da var. Slide gitar ne demek bilmeyenlere duymaları için parçayı da verdik. Gerisi size kalmış. Resimlerin altında Rag Doll un sözleri de var… Daha ne yapayım?
Volümü kökleyip, resimlere tıklayın….

Rag Doll, livin’ in a movie
Hot tramp, daddy’s little cutie
So fine, they’ll never see ya leavin’ by the back door, man
Hot time, get it while it’s easy
Don’t mind, come on up and see me
Rag Doll, baby won’t you do me
Like you done before
I’m feelin’ like a bad boy
Mmm, just like a bad boy
I’m rippin’ up a Rag Doll
Like throwing away an old toy
Some babe’s talkin’ real loud
Talkin’ all about the new crowd
Try and sell me on an old dream
A new version of the old scene
Speak easy on the grape vine
Keep shufflin’ in the shoe shine
Old tin lizzy, do it till you’re dizzy
Give it all ya got until you’re put out of your misery
(Chorus)
Yes, I’m movin’, Yes I’m movin’
Get ready for the big time
Tap dancing on a land mine
Yes I’m movin’, Yes I’m movin’
Old tin lizzy, do it till you’re dizzy
Give it all ya got until you’re put out of your misery
(Chorus)
Baby won’t you do me, baby won’t you do me….
Like you done before (huh huh)
Yes, I’m movin’, Yes I’m movin’
Get ready for the big time
Get crazy on the moonshine
Yes, I’m movin’, I’m really movin’
Slow gin fizzy
Do it till you’re dizzy
Give it all you got until you’re put out of your misery
(Repeat Chorus)
Jul 7th, 2008 | Erotik & Pornografi, Genel Kültür, Made in Japan, Video | 4 Comments
Arada bir arkadaşlardan duyuyorum, ”Yahu şu Japon porno filmlerinde neden sansür var?”. İnternette rastladığımız fotoğraflarda ve videolarda pikselleme yöntemiyle edep yerlerinin ve cinsel birleşme pozisyonlarının sansürlendiğini zaman zaman görmüşüzdür… Kastettikleri o…

Esasında ben japon pornografisinde yaygın anlamda bir sansür olduğunu düşünmüyorum. En azından günümüzde… Bugünkü postamızda bu konuyu ele alalım ki, hem bu yanlış düşünceyi de ortadan kaldırmak için birşey yapmış olalım hem de japon yakın tarihine kısaca bir göz atalım…
Japon pornografisi ve erotizmini anlamak için ilk önce aklımızdan Japonya’nın tek tanrılı bir dine sahip olmadığını çıkarmamalıyız. Çıplaklık ve seks bu yüzden hiçbir zaman tabu olarak görülmedi Japonya’da. Tek tanrılı Abrahamit dinleri istisnasız seks düşmanı profil çizerler. Cinsellik ve seksin tek amacı üremektir bu dinlere göre. Oysa hepimizin bildiği ”günah” kavramına Japonya yabancıdır, müslümanlardan, hristiyanlardan ve yahudilerden farklı olarak.
Bu yüzden çok zengin bir erotizm tarihi vardır Japonya’nın. Bilmiyorum aranızda Japon Yastık Kitapları’nı bilen var mı? Gençlere verilen bir çeşit seks el kitabı… Seks ve pornografi her zaman Japon toplumunda vardı. Batı toplumlarından farklı zevklere ve ihtiyaçlara da yönelen çeşitleriyle…
Yalnız japon tarihinde istisnai bir period vardır, Meiji dönemi… Bu dönem Japonya’nın modernleşmeye başladığı ve emperyalist bir güç olma hevesinin peşine düştüğü dönemdir. Meiji döneminde Japonya kendini batılı hristiyan normlara uydurmaya çalışmış, düşünce sistemini batılı standartlara oturtmak istemiştir.
Ayrıca emperyalist ve her zaman savaşa hazır toplumlarda gözlemlediğim bir olguyu da sizlerle paylaşmak isterim. Bu tarz ülkeler toplum ahlakını çok önemserler. Bunu sıkılaştırıcı önlemler almaktan da kaçınmazlar. Örnek mi? Hitler Almanya’sı, günümüzde ABD, Sovyetler Birliği (”seks” kelimesi kullanılmıyordu Sovyetlerde). Türkiye’nin tutuculuğunun kaynaklarından biri de bu olabilir mi? İç ve dış mihraklar, hristiyan Avrupa’nın tehdidi, haçlı seferleri, pkk, ermeni sorunu vs… Dolayısıyla düzüşerek enerjiyi harcamaya gerek yok. Bunun zevkine varan insanlar gevşek olur, hayatta ve savaşta başarısız olur. Hatta erkek çocuklara empoze edilen, ”aman 31 çekme, derslerinde başarısız olursun” fikridir. Bu uyarılara kulak asanlar bugün devletin önemli kademelerinde oturup bizleri yönetiyorlar. Aralarında hakim, savcı olanlar youtube kapatıp, açıyor vesaire… Tavsiyeleri dinlemeyenlerin ise çok olsa bir blogları var…Tekrar konumuza dönecek olursak…
Japonlar için mornleşme dönemi ve emperyalizm 1945 de savaşı kaybettikleri güne kadar sürdü. Savaş sonrası ABD, Japon Hanedanlığı’nı kapitülasyonlara zorlayarak aşşağıladı. Aynı zamanda demokrasi, barışın bir garantisi olarak dayatılıp, hanedanlığın etkisi azaltıldı. Düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramlar da Amerika’dan alınan ilhamlarla Japon toplumunda oturtuldu.
Fakat Meiji döneminde (1800 lerin sonları) hristiyan batıdan ithal edilen cinsel organların sansür edilmesi olayı, kanun kitaplarında savaştan sonra da kaldı. Hatta Amerikalılar tarafından da desteklendi… Bu sansür kanunları korunmakla kalınmayıp güçlendirildi de.
Ancak aradan geçen neredeyse 70 yıla yakın zamanda Japonya’da artık yeni ve modern normlara kendini uydurmaya başladı. Esasında bunu ”Japonya özüne geri dönmeye başladı” olarak da yorumlayabiliriz.
Bahsettiğim tarzda sansür, pikselleme yöntemi diye adlandırılan şekliyle yapılıyor. Cinsel organ ve tüyleri airbrush metodu ile karartılıyor. Tıpkı resim sanatının İslam’da yasak olmasının Osmanlılar’da minyatür sanatının doğmasına sebep verdiği gibi, bu sansürleme yöntemi de değişik pornografi tarzlarının Japon seks endüstrisinde genişçe yer bulmasına olanak vermiştir.

Japon geleneklerinde de yeri var…
Bukkake bunlardan biridir mesela… Bukkake birçok erkeğin, bir kadının yüzüne boşalması olayıdır… Sperm bu sansür kanunlarının kapsamına girmiyordu. En azından erkeğin orgazmı ve boşalma teması kuvvetlendirerek pornografiye kazandırılmıştır. Ayrıca kadınların squirting dediğimiz, kukularından bir nevi salgıyı fışkırtma olayı da çokca konu edilmiştir. Bunların ötesinde daha bizim normal dediğimiz şeylerin dışındaki temalara da ağırlık verildiğini görüyoruz… İşeme, tecavüz vs. gibi. Düşünün sansür, tutuculuk ve zorlama nerelerden patlak veriyor. (Bkz. Anadolu’da seksin tabu olup dinin kuvvetli olmasına karşı eşşek, keçi, köpeklerle ilişkinin veya ensestin yaygın olması… )

Sansürün başkaca etkilerinden biri de anime edilmiş pornografinin eşi benzeri olmayan bir şekilde yaygınlaşmış olmasıdır. Hentai ve Lolikon bunlardan ikisidir. Çok daha çeşitleri de var tabii. Hentai’yi bilen aranızda çokca çıkar tahmin ederim. Ancak lolikon batıda az bilinir. Esasında Hentai’nin bir çeşididir. Fakat çok genç, çocuk denebilecek yaştaki kişiler çizgilerle tasvir edilir. Bu kol daha da detaylandırılarak bir lolita kültürünün oluşumuna yol açmıştır.
Okul önlüklü kızların (seifuku) yer aldığı video ve fotoğrafları görmüşsünüzdür muhakkak. Bir de bunun deyting şekliyle varolan enjo kosai - okul kızlarının yaşlı erkeklerle randevulaşmaları- gösterilebilir. Bu randevular bazen fuhuş olarak görünse de yalnızca beraber olup, muhabbet etmek, vakit geçirmek gibi aktivitelerle de sınırlı kalabilir. Çok genç kızların yarıçıplak ve seksi pozlar vermeleri de çok görülen bir olgu… Buna örnek 15 yaşındaki İrie Saaya yı gösterebiliriz.

İrie Saaya modellik kariyerine 11 yaşında başladı…
Lolikon ve türevleri Avrupa’nın çoğu ülkesinde yasaklı. Gerçi japonya’da da lolita kültürünün daha ileri boyutları 1999 da yasaklandı. Bu da hentai’ye yeni bir ivme kazandırdı. Anlaşılan yasaklara rağmen bu kültür bir şekilde yaşayacak, yeni ifade yolları bulacak… pekçok japon sado-mazo filmleri Avrupa ülkelerinde şiddet içeren pornografi olarak tanımşanıp, mahkeme konusu olabilir…
Pornografi branşı, savaş sonrası inanılmaz derecede gelişti. Şu an Japon otomobil endüstrisinden sonra iki numaralı endüstridir. özellikle JAV (Japanese Adult Video) dünyadaki pornografi branşı terminonlojisine 80 lerdeki video furyasından sonra tamamen girdi.
Batıda işsiz kalan normal oyuncular branşta kalabilmek için son çare olarak porno filmlerde oynarken, Japonya’da AV (Adult Video) yıldızı, oyuncusu olmak statü sayılmakta. Hatta, zaten film branşında önceden etable olmuş oyuncular bile AV branşına geçmekteler. AV yıldızları Japon tv ve dergiler tarafından röportajları yayınlanmaktadır. Nasıl biz Hürriyet’in kelebek ekinde bilmemnenin röportajını pazar sabahları evde ailece okuyorsak, Japonlar da kendi AV yıldızlarının röportajlarını aynı şekilde takip etmekte.
Piksellemek, daha çok videonun popüler olduğu devirlerden kalma. Ne zaman ki yabancı pornografinin ithali ve zamanla internetin gelişimi sahne aldı, bu yasaklar gittikçe daha saçma bir hal almaya başladı. 2001 den beri devlet bu kanunların uygulanmasını takip etmekten vaz geçmiştir. Hernekadar piksellemek bir branş standartı olarak kalmış da olsa neredeyse yalnızca büyük prodüksüyon şirketleri tarafından yalnızca iç pazara yönelik prodüksüyonlarda kullanılmakta. Tv de gösteriminde problem çıkmasın diye… Bu tarzın da genelde iki versiyonu yapılmakta. DVD versiyonlarının sansürsüz olanları da mevcut.
Ben severim japon pornografisini. Çok deneysel ve sürprize açıktır… Teknik ve fotografik açıdan batıdaki benzerlerine göre çok üstündür. Açılar ver perspektif açısından da çok yenilikçidir… Bol bol alet edavat kullanılır, ve de kayganlaştırıcı madde… Kostüm ve rol oyunları bolca yer alır…

Kötü yanlarından biri ise kadınların çok pasif ve edilgen olmaları. Bir de belli bir süreden sonra çıkardıkları miyavlamaya benzeyen sesleri irite edibiliyor insanı.
Jun 12th, 2008 | Made in Japan, Magazin, Video | 3 Comments
Air Guitar dediğimiz olay genelde sarhoşken yapılan birşey. Belki zaman zaman Ankara Manhattan Bar‘da Süleyman Bağcıoğlu‘nu blues çalarken dinlediğimizde de yapabiliriz. Tamamen utangaçlık katsayımız ve karakterimizin şebekliğe olan yatkınlığı ile ilgili bir olay. Ecnebilerde ise daha normal ve yaygın bir eğlence yöntemi. Hatta yarışmaları bile yapılıyor. Buyrun buradan yakın… 1.20 dakikaya gelene kadar fazla bir icraat yok ama sonrası eğlenceli… Kahramanımızın takma adı Tiger…
Dünyadaki gereksiz işler müdürlükleri japonlara verilmeli… Air gitar olayını sekse uyarlamak, kafayı aganigi ile bozan japonlar açısından hiç de zor olmamış zannediyorum… Gitar olmadan rockstarlığa soyunmak, partner olmadan seks yapmak… Fikrin çıkış noktası bu…
May 15th, 2008 | Erotik & Pornografi, Genel Kültür, Made in Japan, Video | 3 Comments
Rolling Stones grubunun basisti Bill Wyman ve Mandy Smith beraber takılmaya başladığında Bill 47, hatun ise 13 yaşında idi. Hep dikkatimi çekmiştir, ünlü kişilere toplumda gösterilen müsamahanın sınırları yok. 47 yaşında lisede biyolji öğretmeni olan bir insana aynı hoşgörünün gösterilebileceğini tahmin etmiyorum.
Bu konuyu neden açtım? İş güç dolayısıyla takıldığım, ancak ahlaki değerlerimizin kesinlikle örtüşmediği biri var. Genç ve güzel bir hatuna spontan olarak çok hoşuma gittiğini belirttiğimde bu iyi ahlaklı arkadaşın tepkisini aldım. ”Ne yapıyorsun, çocuk bu daha” diyerek güya beni ayıplar bir şekilde nutuk vermeye çalıştı. Görünen o ki 30 lu yaşlarda olan bir insanın 20 nin altında olan kızlara ilgi göstermesi hoş karşılanmıyor. Bu esnada sözünü ettiğimiz hatunun 17 ila 20 yaşları arasında olduğunu tahmin ediyorum, bunu belirtmekte fayda var.

Aki Hoshino 77 doğumlu Bikini İdol
Belki de gördüğüm tepki haklı sebeplere dayanıyor olabilir. İnternetin kullanımının artmasıyla beraber pedofili terimi de artık günlük hayatımızdaki yerini aldı. Almasına aldı ancak tartışılması ve değerlendirilmesi yeteri kadar yapılmadığından insanlar konu hakkında bilgisiz kalıyor. Çok hassas ve insanlarda nefret uyandıran bir konu olduğundan bu konuda bilgisi ve fikri olan insanların yanlış anlaşılmaktan korkarak sessiz kaldığını düşünüyorum. Cahil insanlar topluluğu pedofili ve hebefili arasındaki farkı idrak etmekte zorlanıyor çünkü. Zorlanmanın ötesinde anlamamakta direniyorlar diyelim.
Her ülkenin kanununda bireylerin seks yapabilme özgürlüğü rakamlarla kısıtlanmış durumda. Bir bakıma yerinde bir uygulama bu. Çünkü bu şekilde çocukarı istismar edenleri cezalandırma şansı doğuyor. Rakamlarla kısıtlama derken yaş sınırlamalarını kastediyorum. Google da Age Of Consent diye arama yaptığınızda bilgilere erişmek mümkün. Mesela avert.org adlı sitede her ülkede koyulmuş sınırlamalar ayrı ayrı verilmiş. Yemen‘de bu sınır 9 iken Madagaskar da 21 e kadar çıkıyor.
Keşke masabaşında alınan kararlarla herşey yoluna koyulabilseydi. Hayat tecrübeleri bunun böyle olmadığını gösteriyor. Mesela İsveç’de alt yaş sınırı 15. Hal böyleyken 45 yaşında bir erkeğin 14 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmesi ne kadar suç teşkil ediyorsa, 16 yaşında bir erkeğin aynı kızla ilişkiye girmesi de o kadar suç teşkil ediyor. Ve sizlere garanti veririm 13-20 yaşları arası gençler tavşanlar gibi sevişiyorlar bu ülkede. Yani her köşebaşında suç işleniyor bu durumda.
Bakın profesör Eugene Volokh bu konuya nasıl yaklaşmış;
”Many states have lower ages of consent for sex among minors than for sex between adults and minors. Thus, two 16-year-olds having sex may be legal, but not a 30-year-old having sex with a 16-year-old. I share the intuition behind this distinction, but I wonder whether my intuition is right. For instance, I would think that quite a few 16-year-old girls who are interested in sex would rather be involved with 30-year-old men than with other 16-year-olds; the 30-year-olds are more likely to know what they’re doing both sexually and romantically, plus are more likely to be much more emotionally mature as well as interesting to talk to”
Bir an için batı dünyasını bırakıp yine uzakduğu’ya gidelim. Enjo-kōsai Japonca’da compensated dating anlamında kullanılan bir terim. Esasında bu terimin altındaki grupta toplanan kadınlar okul çağından ev hanımlığına kadar uzanan bir yaş diliminde.

Fakat bizim batı kültüründe bu konunun sözü geçtiğinde ilk akla gelen, okul çağındaki kızlarla para karşılığı buluşan yaşlı erkekler. Enjo-kōsai de illa cinsel birleşmenin olması gerekmiyor. Ayrıca yalnızca yaşlı erkeklerin genç kızlarla randevulaşması değil, kadınların da para karşılığı erkeklerle vakit geçirmesi de bu olgunun bir parçası. Yalnız bu şekline gyaku-enjo-kōsai adı veriliyor. Japon medyasında negatif bir şekilde işlenen bu konu yalnızca Japonya’da kalmayıp Kore, Tayvan ve Tayland’da da gençler arasında bir altkültür yaratarak yerleşmiş durumda.
Sürekli okuyucularım değil belki ama arama motorlarından bu sayfaya gelenler kullandığım görselleri rahatsız edici bulup hatta suç unsuru taşıdığını düşünebilir. Çünkü bir de insanlar arasında japonya’da cinsel ilişki sınırının 13 olduğuna dair bir bilgi var. Acaba bu ülkeden alınan erotik içerikli resim ve filmlerde suç unsuru bulunabilir mi bu durumda?

Herşeyden önce şu 13 yaş meselesi çok da öyle sanıldığı gibi değil. Ayrıntılı bilgi isteyen bu kaynağa bakabilir. Ayrıca erotik içerikli sitelerin kaygısı para kazanmak olduğu için içeriklerini bütün dünyaya pazarlanabilir hale getirmeleri gerekiyor. Bu durumda sizin arama motorlarında basitçe bulabileceğiniz bu tarz resimlerin kanun dışı olma ihtimali çok düşük. İşin gerçeği pedofili içeren materyallere ulaşabilmek için daha alengirli yöntemler kullanmak gerekiyor. Normal bir internet kullanıcısının bu tarz materyallerle karşılaşması hiç de sanıldığı gibi kolay değil. Görsellerdeki hatunların yaşının çok genç görünmesi olayı ise tamamen asya ırkına özgü fiziksel özelliklerden ileri gelmekte. Kemik ve vücut yapıları tabii ki bizden çok farklı bu insanların. Bir dönem Vietnamlı bir kız arkadaşım vardı. 26 yaşında olmasına rağmen her yerde kimlik göstermek zorunda kalıyordu.
Jpop ve Jrock adı altında japon müzik gurupları batıda popüler olmaya başladı. Aşşağıdaki klipte birbirinden tatlı ve güzel elemanlarıyla Morning Musume adlı gurubun bir klibi var. Mesela içlerinden Yoshiko takma adlı Hitomi Yoshizawa (siyah gömlek, kahverengi küt saçlı olanı) 1985 doğumlu. Ya da hepinizin güzelliğine hayran kalacağınızı tahmin ettiğim resimdeki Miki Fujimoto da 85 doğumlu. Görüldüğü gibi içlerinden hiçbiri sübyan değil. Kaldı ki söz konusu olan ülkedeki yaş sınırının geçerli olması akla en yakın olan çözüm. Yani kimse kimseye iyi ahlak dersi vermeye kalkışmasın. Nasıl ırklar, dinler, diller arası yakınlaşmaya önem veriyorsak, yaşlar arasında da saçma sapan sınırlar koymaktan vazgeçmeliyiz. Yalnız altını çizerek kanunların öngördüğü sınırları aşmamak kaydıyla diyorum. Yoksa 18 veya 78 yaşında biriyle beraber olmak size kalmış birşey. Hiçbir boşboğaz size ne yapacağını söyleyemez.
Hepimizin tanıdığı hebefil ünlüler;
Dante (edebiyatçı)
Lord Byron (şair)
Lewis Carroll (yazar)
Charlie Chaplin (oyuncu, rejisör)
Errol Flynn (oyuncu)
Chuck Berry (müzisyen)
John Ruskin (yazar, şair, debatör)
Edgar Allen Poe (yazar, şair)
Hugh Walpole (yazar)
Roman Polanski (rejisör)
Walt Whitman (şair)
Benjamin Britten (kompozitör, piyanist)
Thomas Mann (yazar)
John Reith (BBC nin kurucusu)
Jerry Lee Lewis (müzisyen)
Lord Baden-Powell (izcilik kurumunun babası, homoseksüeldi)
Anne Sexton (şair)
May 10th, 2008 | Erotik & Pornografi, Made in Japan, Video | No Comments
Son çıkan hatunun memişlerini beğendim…
May 8th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Made in Japan | 5 Comments
Ahlaklı iyi aile çocukları bile olsak, erkek olup da aramızda kız pandiklelememiş olan yoktur. Okul yıllarında sınıftaki kızları da sıkıştırıp elledik. Bu tip davranışları fazla büyütmemek lazım. Olayları ergenlik çağındaki erkeğin karşı cinse olan merakı ve ondan alacağını tahmin ettiği hazzı denemek olarak ele almalı bence. Ne var ki bu davranışları ileriki yaşlarda devam ettirmek hayvanlıkla eşdeğer muhakkak. Fordculuk adını verdiğimiz bu müessese sırf Türk kırolarına özgü bir müessese değil, dünyada var olan bir kavram. Geçenlerde bir İsveç gazetesinde okuduğum bir haber bu postayı atarken bana ilham verdi. İsterseniz oradan başlayalım…
Gavurun analitik zekası iyidir. Olayları rakamlarla ve istatistiklerle vermeye bayılırlar. Gazetenin haberine göre Stockholm’de geçen sene tam 1343 adet, resmi olarak şikayetle kayıtlara geçen taciz olayı olmuş. Bu arada şehrin nüfusunun 1,5 milyon olduğunu belirteyim. 1997 ve 2007 yılları arasında bu şikayetler % 65 artış göstermiş. Taciz vakalarının çoğu işyerinde toplu taşım araçlarında gerçekleşiyor. Suçluların % 90 ı ise bu suçun kanıtlanmasının zor olmasından ötürü serbest bırakılıyor. Yoksa cezası 2 sene hapis…
Oturup normal vatandaş gibi düşünmeye çalıştığın zaman fantazi olarak hiç de fena değil. Günde 8 saat, haftada 5 gün çalışıyorsun. Aldığın maaş ucu ucuna yetiyor. Taksit, kredi kartı borcu, evde ağlayan sümüklü çocuklar, dırdırcı bir karı vesaire. Bütün bunlara doğru yol alırken metroda bir anda seni kendine getiren bir parfüm kokusu ile yanındaki hatunun farkına varıyorsun. Genç, güzel taş gibi bir hatun. Omzuna çantasını asmış… Yan gözle bakıyorsun ki kısa bir etek giymiş bu ceylan. İki alternatifin var, ya bu düşünceleri kafandan atıp eve gitmeden önce marketten salatalık, kıyma, süt almayı planlayacaksın, ya da acaba elini eteğin altına hafifçe soksan ne olur diye beyinini kemirmeye başlayacaksın? Evet bir risk var, suratına tokadı yedikten sonra diğer yolculardan bir temiz sopa da yiyebilirsin. Ancak ya ses çıkarmazsa? Belki o da evde bekleyen artık çükünü kaldıramayan birine doğru yola çıkmış. Ya da kalksa bile 3 dakika sonra iş bitince yellene yellene uyuyor. O yüzden belki hiçbirşey demeyecek. Biraz heyecan, kalp çarpıntısı… Ne zararı var? Yavaş yavaş eli gezdirirsin, baktın gıkını çıkarmıyor daha içerilere girebilirsin. Amaç içinde o güzel, şerbetli, tatlı ve tuzlu lezzeti beraber barındıran peynirli künefeye ulaşmak.
Kimseye bu riski almasını tavsiye etmiş olmayayım bu sitede. Ağzınız yüzünüz dağılırsa benden bilmeyin. Bir de hatun kişinin cidden hoşuna gitmeyip, tasvip etmeyeceğini düşünün. Hayır ihtimal var tabii, hoşuna gidebilir. Bunu şuradan çıkarıyorum, beni kızın bir otobüste, trende ellemeye kalksa ve tipi de düzgün olsa hiç ses edeceğimi zannetmiyorum. Eh vardır herhalde benim gibi düşünen kızlar bu dünyada. Aksini iddia etmek saçma olur…
Ancak en başta da belirttiğim gibi bu riskleri almak ve işi fiile dökmek hayvanlıkla eşdeğer. Aman canım bu da eksik olsun deyip geçmemiz gerekiyor. Fakat gelgör ki bizim gibi aklıbaşında insanların yanında başka tipler de var demek ki tacizler batılı toplumlarda ve bizim toplumumuzda sıkça karşılaşılıyor.
Böyle olmak zorunda değil ama. Ancak bunun çözümü bizim toplumlarımız gibi gelenekçi ve mutaasıp toplumlarda çok zor. Cinsellik, seks ne kadar tabu olursa sapıklık o kadar yaygın oluyor bir toplumda. Oysa insanlara içlerini dökebilecek, fantazilerini uygulayabilecek imkanlar verilmeli. Ülkemizde bir tek futbol stadyumları var bu işlevi bir nebze gören. İkinci şıkkı bulmak zor.
Oysa ki cinsel istismara yönelik suç oranlarında batı toplumlarının çok çok altında kalan Japonya bu sorunu özel seks kulüplerinde çözüyor.

”Pink Box” diye bir kitap aldım Amazon’dan. Sizlere tanıtımını daha sonra yapacağım. Kitapta söyle bir cümle geçiyor.
”Her toplumda sapıkça eğilimler ve istemler var. Ancak bir tek japon toplumu bu eğilim ve istemlere çare arıyor.”
Bu çareyi, kanuni seks kulüplerinde binbir türlü fantazi ve eğilime hizmet veren ticari amaçlı kuruluşlar karşılıyor tabii ki. Metro tren vagonu şeklinde dizayn edilmiş seks kulüplerinde yolculuk yapıyor numarası yapan çalışan kızlara ücret karşılığı yaslayabiliyorsunuz. Dayak yeme, karakola düşme tehlikesinden uzak fantazinizi gerçekleştirmek mümkün. Densha Go Go adlı kulüpte çalışan 21 yaşındaki Mari bakın mesleğini nasıl anlatıyor bizlere. Pink Box adlı kitaptan alıntıdır.
Haftanın 5 günü chikan densha (pervert train-sapık treni) da çalışıyorum. Metro istasyonlarındaki ilanların aynısını yapıştırıyoruz trenimize. Müdürümüzün fikriydi bu, daha otantik olsun diye…Müşterileri vagona en fazla 14 kişilik guruplar halinde alıyoruz. Trendeki kızlara 10 dakika süresince yaslayabiliyorlar. Bu esnada favori kızını seçen Onunla özel bir odaya geçiyor.
Bu ölçülerde düşünemediğimiz sürece kobrayı salanlar, değdirenler, sürttürenler hep beraber yaşayacağız.

Apr 2nd, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Genel Kültür, Made in Japan, Video | 8 Comments
The Times‘ın yalancısıyım. 2005 yılında bir araştırma yayınlamış gazete. Bu araştırmaya göre erkeklerin % 25 ila 33 arasındaki oranı partnerlerinin memesini emmiş. Ne var bunda demeyin. Bunda amaç yalnızca ön sevişme değil. Çünkü işin içinde sütün de emilmesi var. Sütün seksin içinde kullanılması yoğun bir şekilde işleniyor. Fetiş literatüründe Breastfeeding, Erotic Lactation ve Adult Nursing Relationship gibi isimler de veriliyor.
Göğüs uçları hassas ve erojen kabul edilen bölgeler. Evrensel olarak da seksüelliği temsil eden organlar. Erkekler için bunu iddia edemeyiz. Kadının göğüslerinin seks olayında çok önemli bir yeri var. Göğüsleri okşamak, emmek ve hatta tokatlamak pekçok önsevişme olayında var.
Aramızda eminim bunları ilk defa duyanlar vardır. Fakat oldukça bilinen bir olgu esasında. Araştırmacı Nikki Sullivan yazdığı A Critical Introduction to Queer Theory adlı kitapta erotic lactation denen şeyin Queer ideolojisinin manifestosu olduğunu iddia etmekte. Queer de ne demek diye soranlar olacaktır. Sınırları zorlayan poltik düşünce ve hareketlerin günlük hayattaki uygulaması ve bu uygulamanın normları ve kimlikleri değiştirmesi olarak açıklamaya çalışabilirim. Queer daha sonraları toplumda aykırı kabul edilen eşcinsel guruplara ithafen kullanılmış olsa da esasında kendini seksüel alışkanlık, zevk veya fetişlerinden dolayı marjinal hisseden insanlar için de rahatlıkla kullanılabilir. Belki de Gaykedi ve İçimdeki Ayı bu konuda bizlere ekstra bilgi verebilir.
1999 da yapılan bir araştırma kadınların % 33-50 gibi bir oranının emzirmeyi erotik bir işlem olarak algıladıklarını ortaya koyuyor. Adult Nursing Relationship dediğimiz olay uzun süreli bir ilişkiyi gerektiriyor. Sebebi ahlaki değil fizyolojik. Göğüslerin sürekli olarak süt üretebilmesi için uzun bir dönem uyarılmaları ve egzersizlere maruz bırakılmaları gerekiyor. Genelde çocuk sahibi olan evli çiftlerde bu tarz bir ilişkiye rastlamak mümkün olabiliyor. Kadının yeni doğan çocuğunu emzirmesiyle başlayan işlem, eşinin de buna iştirak edip, hatta çocuk sütten kesildikten sonra da devam etmesiyle yürütülüyor. Erkeğini emziren kadınların bu yolla orgazm dahi olduklarını gösteren veriler var.Kapalı kapılar ardında varlığını sürdüren ve tabu olan bu fetiş pornosu türünü tabii ki en fazla Japonya üretiyor. Ayrıca Yeni Zelanda da bir genelevin müşterilerine bu hizmeti verdiği de kayıtlar arasında.
İnsan sütünün tadına bakmışlığım yok. Böyle, yazarak veya muhabbet esanasında tartıştığımızda da içimde ”ulan bir de ben baksam tadına” diyesim gelmiyor. Fakat gördüğünüz video kliplerde görsel boyut işin içine girince bu olayı çok erotik bulduğumu söyleyebilirim.
En seksi ve dirty videoyu en sona bıraktım. Seyredip de ”ıyyy çok iğrençmiş!!” diyenlere hayret ve teesüflerimi bildirmekle yetineceğim.