Jun 20th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Fotoğraf sanatı, Hayattan Kesitler, Müzik | 6 Comments
Yalnızca iki bira içip gideceğim zaman siyah birayı tercih ederim. Çek birası Starobrno Dark tam istediğim kıvamda. Fakat balık ısmarladım, o yüzden normal bira söylemem lazımdı yanına. Ancak şaraplarda bile kırmızı etle kırmızı şarap, balık ve tavukla beyaz şarap kuralına uyulmuyor artık. Yoksa birada da hafif yemek açık renkli birayla, ağır yemek ise ağır biralarla yenilebiliyor. Yine de cesaret edemedim balıkla siyah biraya… California Anchor Steam aldım yerine… Kırmızı renkli, hafif esanslı bir tadı var gibi… Akşam yemeğimi yalnız yiyorum, o yüzden şarapla olayı artistik bir hale getirmenin anlamı yok. Olsaydı bir hatun yanımda ısmarlardık şarabı belki… Belirtmek lazım, evde içki içmiyorum genelde. Özellikle dinlemek istediğim bir albüm falan varsa yaz günü balona çıkıp müzikle beraber mayalanıyorum. İşte o zaman yanında viski ve bira genelde. Çok içip mideyi rahatsız etmeden çabuk vursun diye viski ve bira.
Bu sefer yalnızım dediğim gibi. İki birayı geçmenin bir anlamı yok o yüzden. Zaten yemekle beraber götüreceğim için su vazifesi görecek. Sürekli gittiğim bir mekanda olduğum için personeli ve diğer barda takılanları tanıyorum. Mojo diye bir müzik dergisi götürdüm yanımda. Okumasam bile okur gözüküp yanıma kimsenin gelmemesi için…
Oturduğum yerden barı çok iyi kesebiliyorum. Barmenle konuşan 50 yaşlarındaki herifi ise iyi tanıyorum. Birkaç ay önce benden fikir istemişti. Parası bol puştun, bir community sitesi satın alacaktı. 25 - 40 yaş arası grubun takıldığı, birbirlerine mesaj bıraktığı bir site. Dostluk, arkadaşlık hesabı… Yeri gelirse mala vurma da var… Siteyi satanlar herifi kerizlemeye çalıştılar herhalde, veriler, rakamlar biraz şüpheli idi. Ben uyarınca vazgeçti herif… Herhalde 5posta’dan ötürü beni adam yerine koyduğu için olsa gerek. Oysa ilk defa 5posta’yı öğrenince ne şaşırmıştı pezevenk… Türkiye denince bıyık, kebap, kapalıçarşı, türban aklına geliyor ya gavurun kırosunun. Seks, pornografi ve erotizm üzerine Türkçe bir blog, Türkler için!!! Yapma yaa!!!
Herifi tanıyorum dedim ama yanındaki kız da kim böyle? Arkadan çok genç gözüküyor kız, bluğ çağına yeni girmiş gibi… Ama resimde uymayan başka birşey var. Yan çaprazdan hatunun oldukça iri göğüsleri olduğunu farkedebiliyorum. Hafif yandan gördüğüm kadarıyla suratında bir lolita havası olsa da yine de yaşı ermiş gibi sanki… Ya da inanmak istiyorum öyle olduğuna… Barmen içki servisi yapmadan önce kimliğini görmek istedi kızın. O da yaşından şüphelendi demek ki. Uzattığı plastik karta baktıktan sonra da bira bardağını uzattı… Hmm yeşil yandı…

Kızım var, kızım var diyordu hıyar… Bu olmalı… Eleman hafif arkasını dönünce beni gördü, kafayla selamlaştık. Kız da benden yana bakınca ikinci defa kafayı kaldırıp indirmek zorunda kaldım. O an hayal meyal birşey gördüm kızda. Ama emin de olamadım. Cidden o mu var hatunda? Eğer öyleyse ???!!!…. Kafadan hemen kurdum olayı…. Hemen atlamamalı. Hiç onların olduğu tarafa bakmadan yemeğimi bitirmeliyim, dergide de John Lee Hooker ile ilgili bir makale var. Hem onu da okurum. Kendimi tamamen makaleye verip bu olayı hiç düşünmeyeceğim… Başarırsam aferin bana… Yemek bittikten sonra bara geçerim, son birayı orada içmek üzere… Babamız da zaten sigara içmeye kesin dışarı çıkacak.
Tanrının sevgili kuluyum ki herşey düşündüğüm gibi gelişti. Peder bey 10-15 sene sonra kanser olup, kanlı kanlı öksürmek için dışarı çıktı… Teleskop - Target - Distance - Fire !!!!
- Stefan senin baban mı?
- Evet. Siz nerden tanışıyorsunuz ki babamla?
Sonraki diyaloğun ilk saniyeleri bayağı sisli, kelimeleri anlamlı bir şekilde arda arda sıralamakta zorlandığımı hatırlıyorum… Kafamdan gitmeyen tek görüntü kızın konuşurken aralanan dudaklarının arasından tekrar hayal meyal gördüğüm metalsi parıldama… Evet!!!… Dişlerinde tel var hatunun…
Sizlerden iyi olmasın bir arkadaşım var. Diğerler arkadaşlarım arasında da birtek onda var bu rahatsızlık. Ne zaman beraberken dişleri telli bir hatun görsek birbirimize bakarak gülümseriz. Tek kelime bile konuşmuyoruz ama bu konuda. Esasında bu bir nevi acıklı bir gülümseme birbirimize. Anlamı, ” Biliyorum, ikimiz de O’nu istiyoruz… Zorla bile olsa yapabilecek durumdayız… Ama toplum, kurallar, cezai müeyyidesi?’‘. Fotoğrafçılık ile ilgileniyormuş. Bak bir ortak yönümüz çıktı. DevianArt dan konuştuk biraz. Bir süre sonra İsveç - Rusya maçını seyretmeye gelenler yüzünden ortam kalabalıklaştı. Belki maçın seyredileceği ortamın kalabalıklığı, biraz daha alkol falan….Babası nerde? Ev yalnızca 200 metre buraya… Kameranın pillerini şarj etmiş miydim?

- Beauty & Braces 16 fotoğraflık set. Doya doya bakın-
Maçın ilk yarısını geyikle geçirdik. Yaşının verdiği utangaçlık ve bundan duyduğu rahatsızlık olayı daha da çekici bir hale getirirken babamız kıllandı. Kafa göz işareti, eve gidilecek… Daha babasına karşı çıkamıyor demek ki… Maçta da devre oldu… Neyse gitsin… Tohumu ektim ama… Meyveyi bugün yemek şart değil. O’nun da kafasında var bir şeytan şimdi. Hoparlörlerden şans eseri Lee Hooker çalınıyor. Cuk oturdu parça da ha… Kızım benden söylemesi, ”Think Twice Before You Go”.
Jun 8th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Genel Kültür, Günün Pozisyonu, Video | 8 Comments
Kiss’den ve Rockbitch’den bahsettiğim postamda fisting olayına da değineceğimi yazmıştım. Fisting dediğimiz şeyi orada burada hepimizin görmüşlüğü vardır. Özellikle fotoğraf olarak çok materyal var. Fisting, gerek pornografi sektöründe gerekse bunu özel hayatlarında uygulayan çevrelerde Fistfucking ya da Handballing diye de bilinmekte. Normalini yaptık ta bu mu kaldı demeyin. Gün ola harman ola, bunun da sırası gelir birgün… Seks konu olunca fantazilerin, tekniklerin, yaratıcılığın sınırı yok çünkü…
Fisting, esas itibarı ile elin (hatta zaman zaman kolun) vajina veya anüse sokulması olayı. Çok kolay ve herkes tarafından uygulanabilecek bir teknik değil bu, biraz daha komplike bir olay. Hele de tecrübesizseniz çok kolay kazalara yol açmanız mümkün. Bolca yumuşatıcı madde, partnerler arasında güven ve antreman isteyen bir olay.

Daha önce bir postamda erkeklerin dahi anüslerine parmak atılmasından hoşlanabildiklerinden bahsetmiştim. İnsanoğlunun aklına oradan gelmiş olsa gerek. Çünkü bir parmağı soktuğunda düşünüyor belki insan, bir tane daha soksam n’olur diye… Sonra bir tane daha, bir tane daha ve bir tane daha… Merak insanın başına iş açıyor. Hatta işi ileri götürenlerde double fisting (çift yumruk) denilen olaya da rastlamak mümkün.
Fisting özellikle eşcinseller arasında yaygın bir olay olmakla beraber straight dediğimiz erkek-kadın seksüel ilişkilerinde de görülüyor. Fisting vahşice ve haşin bir seksüel oyun olarak düşünülebilir ilk başta. Fakat hiç de öyle değil… Son derece yumuşak ve yavaş yapılması gereken bir olay. Anüse yapıldığında anüs deliğinin genişleyip bir eli içine alabilmesi için uzun bir zaman gerekmekte. Denemek veya hafifçe zorlamak, esnetmeye çalışmak başlangıç için tavisye edilebilir. Bu günler, haftalar hatta aylar alabilir. ”Kremi sürüp, yumruğu sokayım” derseniz fiyasko ile sonuçlanır…

Herşeyden önce bu işi bilenler eli yumruk haline getirip sokmaktansa, parmakları yavaş yavaş sokup, içerideyken yumruk haline getirmeyi tavsiye ediyorlar. Tekrar etmekte fayda görüyorum: Herkesin yapabileceği birşey değil. Yiyemeyeğiniz tarrağın altına yatmayın.
Silent Duck denilen ve ördek kafası şeklindeki bu pozisyon fisting’in başlangıcında kullanılıyor. Tabii daha elinizi ördek pozisyonuna getirmeden önce yapmanız gereken şeyler var. Hepsinden önemlisi partnerini psikolojik olarak rahatlatmak çok önemli. Fisting yapılan kişinin fisting i uygulayan kişiye sonsuz güven duyması çok önemli. Olayın bu kısmı halledildikten sonra ise muhakkak bolca vazelin veya benzeri maddeler kullanılması lazım.
Ancak yine de işin en baştaki kuralı, ilk önce partnerinizi azdırıp ondan sonra fisting işlemine girişmeniz. Bu azdırma işlemi için bütün teknik ve sanatınızı kullanmalısınız. Küçük rol oyunları, oral seks vs…
İşleme başladığınızda ise attığınız her adımı partnerinizle konuşarak, ne zaman ara verip ne zaman duracağınızı belirlemelisiniz.

Başta da dediğim gibi tek parmakla başlıyorsunuz. Sonra yavaş yavaş diğer parmaklar. Bütün parmaklar içerideyken elinizi mümkün olduğu kadar küçültmelisiniz. Şöyle olmalı; baş parmak ve küçük parmak orta ve yüzük parmağın altında olmalı. Sağlam ve yavaş bir şekilde bu haldeyken bastırmalısınız…
Parmakların elle birleştiği yer en geniş yerdir. Bu sebeple en zor bu bölgenin içeri girmesi. Fisting i yaptığınız partneriniz relax olmalı. Derin ve geniş nefes almalar buna yardımcı olabilir. Acı duymak tabii ki mümkün. Yalnız bu acı zevkle karışık da olabilir. Ancak aksi halde hemen ara vermek veya kesmek gerekebilir.
Elinizin geniş yeri kritik noktayı geçtiğinde eliniz otomatik olarak yumruk şeklini alacaktır. Bu aşamadan sonra yumruğu hafifçe ileri geri götürmek gerekmekte. Eli bilekten daire şeklinde hareket ettirmekte başkaca kullanabileceğiniz bir yöntem.

Fisting hem yapan hem de yapılan için çok yoğun, derin (duygusal) ve özel bir işlem. İşem sırasında dialogu kesmeyerek hangi hareketin daha çok zevk verdiğini konuşmalısınız. İşiniz bittiğinde de eli yavaşça geri çekerek çıkaracaksınız.
Çok önemli bir şey ise, bu işlemi yaparken kesinlikle alkol veya keyif verici maddelerin etkisinde olmamanız. Çünkü bunların etkisi altındayken partnerimizin verdiği sinyalleri algılamakta güçlük çekebiliriz.
Daha önce söyledim bir daha söyleyeyim;
Anal fisting veya anal seks kesinlikle göt kaslarının gevşeyip formunun bozulmasına yol açmaz. Antreman, antreman ve yine antreman diyorum…
Son olarak Rockbitch adlı gurup sahnede bizlere vajinal fisting olayından enstantaneler veriyor. Beraberce izleyelim.
Find more videos like this on RedTube
Hepinize iyi pazarlar…
May 14th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Hayattan Kesitler, Moda, Video | 8 Comments
Havalar güzelleşince ortalık cıvıl cıvıl oldu. Bu gibi günlerde eve doğru giderken mutlaka iki durak önce inerim metrodan. Amaç Stockholm’ün ünlü barlar caddesi ve bohem kültürünün kalesi olan Södermalm semtinin en büyük caddesinden salına salına, amaçsızca geçmek. Belki bir arkadaşa rastlayıp bir açık hava kafesinde oturup geyik muhabbeti bile olur. Ayrıca ortalık gacı kaynıyor. Hani bir laf vardır ya, ”am, amcık, süleymancık” diye… İşte aynı o durum…Bugün de böyle yaptım. Eve kadar bir kilometre var daha. Yavaaaş, yavaaş yürüyerekten bir durum değerlendirmesi…

Kafeler, barlar, dükkanlar
Her sene martın sonu ve nisan ayında o yılın yaz modası yavaş yavaş belli olmaya başlıyor. Eteklerin boyu ne olacak, dekolteler hangi sınırlarda kalacak, renkler, aksesuarlar ve daha bir sürü bok püsür. Hepsiyle ilgilenmeye gerek yok. Ben genelde pantolon, etek ve ayakkabı modasını indikatör olarak kullanırım. Bluzun rengi, saçın modeli falan çok alakadar etmiyor beni. Neden etek veya pantalon? Tabii ki bir dişinin en gözalıcı yerlerinden biri olan kalçalarının durumunun tamamen bu iki şeye bağlı olması yüzünden. Göt çok önemli…..
Esasında kalçaların güzel durmasının giydiğin ayakkabıyla da çok ilgisi var tabii. Adidas stan smith veya plaj tokyosu ile istediğin kadar Jenifer Lopez gibi götün olsun… Gösteremezsin… Popoyu vitrine çıkartacak olan ayakkabılar. Belirtmek gerekiyor ki son yıllarda bu ayrıntı moda akımlarında çok ihmal edildi. Binbir türlü saçma sapan ayakkabılarla güzelim yaz ayları heba oldu. Oysa stiletto falan olmasına gerek yok, bir çift basit yüksek topuklu bile görüntüye inanılmaz bir zerafet katmaya yetiyor. Porno film sahnesinde kadın oyuncu ön sevişme sonrası asıl olaya girmeden önce ayakkabılarını çıkarırsa o sahne benim için ölüyor mesela. Bilmiyorum var mı benim gibi düşünen acaba? Şu videoda high heel dediğimiz topukluların ne kadar seksi aksesuarlar oldukları ispatlanıyor. Normal insanlar için bu video ”ne lan bu şimdi” gibi bir tepkiyle karşılanabilir. Ancak benim gibi insanlarda bu video kalp çarpıntısı yaratabiliyor.
Ancak görünen o ki bu yaz topuklu ayakkabı seven erkekler açısından verimli geçecek. Kısa ve dar şort (veya kot şort) pantolonların altına leggings denilen o iğrenç çoraplardan yine kurtulamıyoruz. Fakat şöyle yukarıdan aşşağıya süzdüğümüzde leggingslerine altında gördüğümüz ayakkabılar durumu tamamen kurtarıyor.
Tabii herşey bu ayakkabıları giymekle bitmiyor, bu nefis aksesuarı taşıyabilmek çok önemli. Açıkcası topuklu ayakkabı ile zarif bir şekilde yürüyebilmek bir sanat. Yapamıyorsan giymeyeceksin, çünkü komik kaçıyor o zaman… Bu videoda kısa bir kurs var, ”topuklu ayakkabı ile doğru düzgün yürüyebilmek” üzerine.
How To Walk In High Heels
Spor ayakkabı, sandalet, terlik kesinlikle cinsel iştahı öldüren şeyler. Bayanların bunlardan uzak durmalarını şiddetle tavsiye ederim. Örneğin evinde ponpon tüylü, topuklu bir terlik giyen ev hanımının kocasının Rus’a gitme ihtimali, evinde hayvan pençesi şekilli pof-puf terlik giyen kadınların kocalarının Rus’a gitmelerinden çok çok daha az.Postayı bitirirken ayak ve ayakkabı fetişi olan okuyuculara bir video daha verelim. Üstelik bu videonun arka plan müziği çok sevdiğim bir şarkıcı olan Nina Simone‘nin Sinnerman adlı parçasının remix hali.
2008 yazı herkese hayırlı olsun…
May 8th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Made in Japan | 5 Comments
Ahlaklı iyi aile çocukları bile olsak, erkek olup da aramızda kız pandiklelememiş olan yoktur. Okul yıllarında sınıftaki kızları da sıkıştırıp elledik. Bu tip davranışları fazla büyütmemek lazım. Olayları ergenlik çağındaki erkeğin karşı cinse olan merakı ve ondan alacağını tahmin ettiği hazzı denemek olarak ele almalı bence. Ne var ki bu davranışları ileriki yaşlarda devam ettirmek hayvanlıkla eşdeğer muhakkak. Fordculuk adını verdiğimiz bu müessese sırf Türk kırolarına özgü bir müessese değil, dünyada var olan bir kavram. Geçenlerde bir İsveç gazetesinde okuduğum bir haber bu postayı atarken bana ilham verdi. İsterseniz oradan başlayalım…
Gavurun analitik zekası iyidir. Olayları rakamlarla ve istatistiklerle vermeye bayılırlar. Gazetenin haberine göre Stockholm’de geçen sene tam 1343 adet, resmi olarak şikayetle kayıtlara geçen taciz olayı olmuş. Bu arada şehrin nüfusunun 1,5 milyon olduğunu belirteyim. 1997 ve 2007 yılları arasında bu şikayetler % 65 artış göstermiş. Taciz vakalarının çoğu işyerinde toplu taşım araçlarında gerçekleşiyor. Suçluların % 90 ı ise bu suçun kanıtlanmasının zor olmasından ötürü serbest bırakılıyor. Yoksa cezası 2 sene hapis…
Oturup normal vatandaş gibi düşünmeye çalıştığın zaman fantazi olarak hiç de fena değil. Günde 8 saat, haftada 5 gün çalışıyorsun. Aldığın maaş ucu ucuna yetiyor. Taksit, kredi kartı borcu, evde ağlayan sümüklü çocuklar, dırdırcı bir karı vesaire. Bütün bunlara doğru yol alırken metroda bir anda seni kendine getiren bir parfüm kokusu ile yanındaki hatunun farkına varıyorsun. Genç, güzel taş gibi bir hatun. Omzuna çantasını asmış… Yan gözle bakıyorsun ki kısa bir etek giymiş bu ceylan. İki alternatifin var, ya bu düşünceleri kafandan atıp eve gitmeden önce marketten salatalık, kıyma, süt almayı planlayacaksın, ya da acaba elini eteğin altına hafifçe soksan ne olur diye beyinini kemirmeye başlayacaksın? Evet bir risk var, suratına tokadı yedikten sonra diğer yolculardan bir temiz sopa da yiyebilirsin. Ancak ya ses çıkarmazsa? Belki o da evde bekleyen artık çükünü kaldıramayan birine doğru yola çıkmış. Ya da kalksa bile 3 dakika sonra iş bitince yellene yellene uyuyor. O yüzden belki hiçbirşey demeyecek. Biraz heyecan, kalp çarpıntısı… Ne zararı var? Yavaş yavaş eli gezdirirsin, baktın gıkını çıkarmıyor daha içerilere girebilirsin. Amaç içinde o güzel, şerbetli, tatlı ve tuzlu lezzeti beraber barındıran peynirli künefeye ulaşmak.
Kimseye bu riski almasını tavsiye etmiş olmayayım bu sitede. Ağzınız yüzünüz dağılırsa benden bilmeyin. Bir de hatun kişinin cidden hoşuna gitmeyip, tasvip etmeyeceğini düşünün. Hayır ihtimal var tabii, hoşuna gidebilir. Bunu şuradan çıkarıyorum, beni kızın bir otobüste, trende ellemeye kalksa ve tipi de düzgün olsa hiç ses edeceğimi zannetmiyorum. Eh vardır herhalde benim gibi düşünen kızlar bu dünyada. Aksini iddia etmek saçma olur…
Ancak en başta da belirttiğim gibi bu riskleri almak ve işi fiile dökmek hayvanlıkla eşdeğer. Aman canım bu da eksik olsun deyip geçmemiz gerekiyor. Fakat gelgör ki bizim gibi aklıbaşında insanların yanında başka tipler de var demek ki tacizler batılı toplumlarda ve bizim toplumumuzda sıkça karşılaşılıyor.
Böyle olmak zorunda değil ama. Ancak bunun çözümü bizim toplumlarımız gibi gelenekçi ve mutaasıp toplumlarda çok zor. Cinsellik, seks ne kadar tabu olursa sapıklık o kadar yaygın oluyor bir toplumda. Oysa insanlara içlerini dökebilecek, fantazilerini uygulayabilecek imkanlar verilmeli. Ülkemizde bir tek futbol stadyumları var bu işlevi bir nebze gören. İkinci şıkkı bulmak zor.
Oysa ki cinsel istismara yönelik suç oranlarında batı toplumlarının çok çok altında kalan Japonya bu sorunu özel seks kulüplerinde çözüyor.

”Pink Box” diye bir kitap aldım Amazon’dan. Sizlere tanıtımını daha sonra yapacağım. Kitapta söyle bir cümle geçiyor.
”Her toplumda sapıkça eğilimler ve istemler var. Ancak bir tek japon toplumu bu eğilim ve istemlere çare arıyor.”
Bu çareyi, kanuni seks kulüplerinde binbir türlü fantazi ve eğilime hizmet veren ticari amaçlı kuruluşlar karşılıyor tabii ki. Metro tren vagonu şeklinde dizayn edilmiş seks kulüplerinde yolculuk yapıyor numarası yapan çalışan kızlara ücret karşılığı yaslayabiliyorsunuz. Dayak yeme, karakola düşme tehlikesinden uzak fantazinizi gerçekleştirmek mümkün. Densha Go Go adlı kulüpte çalışan 21 yaşındaki Mari bakın mesleğini nasıl anlatıyor bizlere. Pink Box adlı kitaptan alıntıdır.
Haftanın 5 günü chikan densha (pervert train-sapık treni) da çalışıyorum. Metro istasyonlarındaki ilanların aynısını yapıştırıyoruz trenimize. Müdürümüzün fikriydi bu, daha otantik olsun diye…Müşterileri vagona en fazla 14 kişilik guruplar halinde alıyoruz. Trendeki kızlara 10 dakika süresince yaslayabiliyorlar. Bu esnada favori kızını seçen Onunla özel bir odaya geçiyor.
Bu ölçülerde düşünemediğimiz sürece kobrayı salanlar, değdirenler, sürttürenler hep beraber yaşayacağız.

Apr 11th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Video | 14 Comments
Zevkler ve renkleri tartışmak saçma tabii ki. Bayanlarda belirli bir tipim yok esasında hoşuma giden. Zenci, Türk, Asyalı, kısa, uzun, ince, Tatar, Çerkez, Ermeni, kızıl, sarışın ayırmam. Her kadında sevilecek, hatta tapılacak özellikler bulmak mümkün. Yalnız hatun kişinin muhakkak cinselliğinin farkına varmış olması ve belli bir özgüveni kendinde buluyor olması şart. Hoş erkekler için de aynısı geçerlidir herhalde.
Bu haftaki hatunumuzun çoğu erkeğe hitap edeceğini düşünmüyorum. Ama ben böyle seviyorum işte, n’apayım… 5posta zaten ticari amaçlı bir blog değil. Amacım para kazanmak olmadığı için ticari kaygılardan uzak olarak, üç paralık Türk mankenlerin kıçını başını göstermektense bu tarz amatörlere yer vermeyi tercih ediyorum. Altyapıya önem verip, destek olmak lazım…
Ne buldum bilinmez bu videodaki hatunda. İnce ve narin yapısı mı, jartiyeri mi, yoksa üzerinden tüy gibi kaydırıp çıkardığı iç çamaşırları mı? Büyük göğüslerden hoşlandığım kadar küçüklerinden de aynı derecede hatta belki daha fazla hoşlanıyorum. Yoksa o mu? Boynundaki tasma da olabilir…
Apr 2nd, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Genel Kültür, Made in Japan, Video | 8 Comments
The Times‘ın yalancısıyım. 2005 yılında bir araştırma yayınlamış gazete. Bu araştırmaya göre erkeklerin % 25 ila 33 arasındaki oranı partnerlerinin memesini emmiş. Ne var bunda demeyin. Bunda amaç yalnızca ön sevişme değil. Çünkü işin içinde sütün de emilmesi var. Sütün seksin içinde kullanılması yoğun bir şekilde işleniyor. Fetiş literatüründe Breastfeeding, Erotic Lactation ve Adult Nursing Relationship gibi isimler de veriliyor.
Göğüs uçları hassas ve erojen kabul edilen bölgeler. Evrensel olarak da seksüelliği temsil eden organlar. Erkekler için bunu iddia edemeyiz. Kadının göğüslerinin seks olayında çok önemli bir yeri var. Göğüsleri okşamak, emmek ve hatta tokatlamak pekçok önsevişme olayında var.
Aramızda eminim bunları ilk defa duyanlar vardır. Fakat oldukça bilinen bir olgu esasında. Araştırmacı Nikki Sullivan yazdığı A Critical Introduction to Queer Theory adlı kitapta erotic lactation denen şeyin Queer ideolojisinin manifestosu olduğunu iddia etmekte. Queer de ne demek diye soranlar olacaktır. Sınırları zorlayan poltik düşünce ve hareketlerin günlük hayattaki uygulaması ve bu uygulamanın normları ve kimlikleri değiştirmesi olarak açıklamaya çalışabilirim. Queer daha sonraları toplumda aykırı kabul edilen eşcinsel guruplara ithafen kullanılmış olsa da esasında kendini seksüel alışkanlık, zevk veya fetişlerinden dolayı marjinal hisseden insanlar için de rahatlıkla kullanılabilir. Belki de Gaykedi ve İçimdeki Ayı bu konuda bizlere ekstra bilgi verebilir.
1999 da yapılan bir araştırma kadınların % 33-50 gibi bir oranının emzirmeyi erotik bir işlem olarak algıladıklarını ortaya koyuyor. Adult Nursing Relationship dediğimiz olay uzun süreli bir ilişkiyi gerektiriyor. Sebebi ahlaki değil fizyolojik. Göğüslerin sürekli olarak süt üretebilmesi için uzun bir dönem uyarılmaları ve egzersizlere maruz bırakılmaları gerekiyor. Genelde çocuk sahibi olan evli çiftlerde bu tarz bir ilişkiye rastlamak mümkün olabiliyor. Kadının yeni doğan çocuğunu emzirmesiyle başlayan işlem, eşinin de buna iştirak edip, hatta çocuk sütten kesildikten sonra da devam etmesiyle yürütülüyor. Erkeğini emziren kadınların bu yolla orgazm dahi olduklarını gösteren veriler var.Kapalı kapılar ardında varlığını sürdüren ve tabu olan bu fetiş pornosu türünü tabii ki en fazla Japonya üretiyor. Ayrıca Yeni Zelanda da bir genelevin müşterilerine bu hizmeti verdiği de kayıtlar arasında.
İnsan sütünün tadına bakmışlığım yok. Böyle, yazarak veya muhabbet esanasında tartıştığımızda da içimde ”ulan bir de ben baksam tadına” diyesim gelmiyor. Fakat gördüğünüz video kliplerde görsel boyut işin içine girince bu olayı çok erotik bulduğumu söyleyebilirim.
En seksi ve dirty videoyu en sona bıraktım. Seyredip de ”ıyyy çok iğrençmiş!!” diyenlere hayret ve teesüflerimi bildirmekle yetineceğim.
Mar 26th, 2008 | Erotik & Pornografi, Fetiş, Video | 4 Comments
Tv de ve sokakta eşcinsel görüntülere tahammül edemeyen bir halkın içinde yaşıyoruz. 5posta yorumcularından kendini ifade edemeyen adam (kimliğini ben edit edip bu ismi verdim) geçenlerde yazdığı yorumla buna iyi bir örnek teşkil etti. Yorumunun anafikri homoseksüelliğin doğal olmadığı. Fakat iş lezbiyenliğe geldiğinde çifte standartın ortaya çıktığını görüyoruz. Bugünkü konumuz budur…
Tabii homoseksüel sahnelere tahammül edemeyen insanların çoğunun esasında başka şeylere de tahammül edemediğini gözlemliyorum. Dün beyn.org da bir politik konuda (politika konusunda tartışmaya girdiğim için kafamı skiiim) başka bir yorumcuyla çatışma yaşadım. Muhafazakar görüşlü bu insanın taktığı başka birşey daha vardı. Beyn.org’dan yorumun alıntısını yapıyorum:
Resmen ananeyi yokettiniz be! Ananeden gelen örf-adet-değer bilinci hepsi yokolma tehlikesinde…… Ben olmaması gereken hangi ananeden bahsediyorum onu da söyliyim; sokakta alenen yiyişen sevgililer….
Serzeniş ve endişelerini böyle dile getiriyor yorumcu…

Ağızdaki tellerden hoşlandığımı söylemiş miydim?
Birbirine sevgi veya şehvet duyan iki insanın bu duygularını alenen göstermesi çok rahatsız etmiş bu kişiyi. Sokakta rahatsız olunacak çok şey var Türkiye’de. Mesela ben yolda yürürken taksilerin yavaşlayıp korna çalmalarına illet oluyorum. ”Abi bak taksi var burada…Bineceksen yani…” Ya da mesela tinerciler var. Çekip çekip milleti soyan, döven… Kapkaççılar var, efendime söyleyeyim erkekler var eski kız arkadaşlarına veya nişanlılarına falçata atan, kezzap döken…Taksim’de yılbaşı geceleri turistleri pandikleyenler var… Bütün bunların arasında öpüşüp koklaşanlara kıl olan bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Şimdi bu insanın biraz sonra izleyeceğiniz video dan, benliğinin ücra köşelerinde dahi olsa tahrik olduğunu söyleyebilir miyiz? Onun adına birşey söylemek istemem? Anane ve geleneklere bağlı bir insan değilim. Kendi bakış açımdan O insanı değerlendirmem burada bir sürü insanın ortasında yakışık olmaz. Ancak genelleme yapacak olursak lezbiyenliğin bütün toplumlarda erkeklerin eşcinselliğine oranla daha kabul gördüğünü daha önceki yazılarımda da belirtmiştim.
Senaryoları sırasıyla uygulayıp anane, gelenek ve görenklerine bağlı halkın vereceği tepkileri altına yazalım. Farzedelim ki sokakta:
Öpüşen bir kız ve bir erkek
Tepki: ”Burası kerane mi?, Aile var…Skşcekseniz evinize gidin”.
Öpüşen iki erkek
Tepki: Sözle fazla tepki olmaz, direk linç….
Öpüşen iki kız
Tepki: Burada da fazla sözle tepki olmaz. Kameralı cep telefonları çıkarılır, bir el cebe sokulup öbür elle olay kameraya çekilir. Suratlarda aptalca bir sırıtma olur, arada birbirlerine bakıp şakalaşırlar.
Psikolog değilim, okuyucular arasında vardır belki. Bizi aydınlatırlarsa seviniriz, bunun sebebi nedir? Naçizane görüşüm şu: Gelenek & görenek fetişistleri hetero bir çift gördüklerinde ”mına koyiim, ben yapamıyorum bu puşt niye yapsın?” diye düşünüyor olabilirler. Öpüşen iki erkek için ise ”Ya hoşuma gidip, çüküm kalkarsa” düşüncesiyle esasında kendilerine olan şüphelerini açığa vuruyorlar.
Lafı uzatmaya gerek yok. Bakın bakayım şu lezbiyen vidyosuna…İçinizden miğdesi bulunan olursa, 5posta camiası aramızda para toplayıp psikologa göndereceğiz o kişiyi.